Ana Sayfa Devir 102 YIL SONRASINDAN MONDROS MÜTAREKESİ’NE BAKIŞ

102 YIL SONRASINDAN MONDROS MÜTAREKESİ’NE BAKIŞ

48
0

Biliyorsunuz Mondros Mütarekesi 30 Ekim 1918 yılında imzalanmıştı. İmza ile sadece 600 yıllık bir devletin sonu için süreç başlamadı, bugün bile gündemde olan Doğu Akdeniz’den Suriye’ye ve Karabağ’a bir çok sorunun da taşları döşenmiş oldu. Atatürk gibi bir deha sayesinde Cumhuriyetimiz küllerinden doğarken,30 ekimden bir gün önce yani her yıl 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamamız ne güzel bir tarihsel rastlantı.
Mütareke Arapça kökenli bir kelime (muta-rakat). Bir şeyi olduğu gibi bırakma, karşılıklı silah bırakma (tark bırakma -> terk)anlamında. Savaşan tarafların aralarında anlaşıp karşılıklı olarak silahların bırakılmasını tanımlar. Ateşkeste süreli bir durum sözkonusu iken mütarekede artık barış görüşmelerinin başlayacağı bir süreç hali vardır.

Mondros’da Limni Adası’nın küçük sahil kasabasında imzalanan bu belge ile Osmanlı Devleti fiilen yok ediliyor, tüm vatan toprağı işgale açık bir statüye itiliyor, Boğazlar kaybedilirken tüm ordu için de terhis zorunluluğu getiriliyordu. Maalesef saraydaki Padişah Sultan Mehmet Vahdettin ile Sadrazam Ahmed İzzet Paşa gaflet içinde,antlaşmanın bu haliyle ülkenin geleceği açısından olumlu bir adım olacağı görüşünde idiler.

O döneme kısaca dönersek,1918 yılına gelindiğinde,içinde Osmanlı İmparatorluğu, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan’ın bulunduğu İttifak Devletleri için savaş kötü gelişmelerle devam ediyordu. Her ne kadar 1917 İhtilali ile İtilaf Devletleri’nden Rusya ayrıldığında biraz ümitler yeşermişse de, hemen devam eden zaman diliminde Amerika’nın denkleme katılması umutları çabuk söndürdü. 29 Eylül 1918‘de Fransa’nın Bulgaristan’ı kesin bir yenilgiye uğratması ile Bulgaristan teslim oldu ve ağır koşulları olan bir anlaşma yapmak zorunda kaldı,böylece Osmanlı ile Almanya bağlantısı kesildi. Artık İtilaf Devletleri’nin Bulgaristan üzerinden İstanbul’a saldırmaları bekleniyor,bir yandan da barış görüşmeleri için zemin yoklanıyordu.

Osmanlı orduları Kafkasya, Trablus, Bingazi, Hicaz, Yemen, Filistin ve Musul’da da geri çekilmekte idi. Oluşan olumsuz siyasi ve askeri gelişmeler üzerine Meclis-i Meb‘ûsan’da yapılan bir oylamada Talat Paşa hükümeti güvensizlik oyu alarak düştü ve yerine İttihat ve Terakkî politikalarına karşı olan Ahmed İzzet Paşa Hükümeti kuruldu. Bu hükümete Bahriye Nazırı olarak atanan Rauf Bey Mondros Mütarekesi’ni Osmanlı adına imzalayan kişi olacaktır!

Agamemnon Zırhlısı’nda İngiltere adına maddeleri dikte ettiren isim ise Çanakkale Boğazı önünde bekleyen İngiliz filosu kumandanı Amiral Calthrope’dur. Mütarekenin imzalanışı ardından, ülkeye bu felaketi getiren İttihat ve Terakkî Partisi, 1 Kasım 1918 tarihindeki olağan üstü kongrede kendini fesh edecek; Enver, Cemal ve Talat Paşalar bir Alman Denizaltısı ile ülkeyi gizlice terkedeceklerdir.

Antlaşmada sınırlar ile ilgili sadece tek bir maddenin kaleme alındığını görüyoruz: Bugün Ermeni işgali ile gündemde olan Karabağ’ı kapsayan İran’ın kuzeybatısında ve Güney Kafkasya’da bulunan Osmanlı askerleri I. Dünya Savaşı’ndan önceki sınırlara çekilecekti. Ama asıl olarak ülkeyi yok edecek ve parçalayacak olan 7 ve 24.maddelerdir.
Madde 7:İtilaf Devletleri,güvenliklerini tehdit edici bir durum olduğunda herhangi bir strateji noktasını işgal hakkına sahip olacaklardır.
Madde 24:Altı Doğu Vilayetinde(orijinal metinde Doğu yerine Ermeni yazmaktadır!)karışıklık olduğu takdirde müttefiklerce işgal edilecektir.

Nitekim 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali bu maddelere dayandırılarak yapılmıştır.Sadece İzmir’de değil,Paris Barış Konferansı sürecinde Kars ve Batum millî şura hükûmetleri de İngilizler tarafından dağıtılacak, tüm Osmanlı Ülkesi İtilaf Devletleri’nce paylaşılacaktır. Bir milletin makus tarihi emperyalizmin ezdiği mazlum dünya uluslarına ilham verecek destansı bir mücadele ile Atatürk önderliğinde yeniden yazıldığında Mondros Mütarekesi de yırtılıp atılacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz