Ana Sayfa Gazete Devir 12 ARALIK 2020 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

12 ARALIK 2020 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

Siyasetin aktörleri hafta boyunca yapılan 2021 yılı bütçe görüşmeleri üzerinden birbirlerine yüklendiler. Kılıçdaroğlu’nun “Bu bütçe haramzadelerin bütçesidir” dediği konuşması ülkede ses getirdi. Hükümetin yolsuzluk batağına saplandığını, Covid-19 salgınıyla mücadelede başarısız olunduğunu hatta salgını bırakıp Chp’li belediyeler ile mücadele edildiğini, işçiye, çiftçiye, emekliye sahip çıkılmadığını ,tek adam hükümetinin ülkeyi çıkmaza soktuğunu ,TBMM’nin saygınlığına gölge düşürüldüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu ,Merkez bankası rezervlerinin eksi 47 milyar dolar olarak açıklandığını ve ödenen faizlerin ülkeyi iflasa getirdiğini belirtti.

Son haftalarda muhalefet partileri hep bir ağızdan hükümeti yolsuzluk ile suçlarken hatta eşzamanlı olarak Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş elindeki yolsuzluk belgelerini açıklarken elinde başka koz bulunmayan Cumhur İttifakı üyeleri karşı hamle olarak başta Kılıçdaroğlu ve Demirtaş olmak üzere Millet İttifakı üyelerini terörist sevicisi olarak göstermenin telaşına düşüyorlar. Hatta Mhp Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli sözü Hdp’nin kapatılmasına kadar götürüyor. Hiç kimse de çıkıp sayın Bahçeli siz daha üç yıl önce terör soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Hdp’li Ahmet Türk için tutuksuz yargılanmalı şeklinde açıklama yaptınız ve akabinde Ahmet Türk cezaevinden salıverildi. Aynı Ahmet Türk son belediye seçimlerinde de Hdp’den Mardin büyükşehir belediye başkan adayı oldu diye sormuyor. Ayrıca Hdp’nin kapatılması yoluyla ne amaçlanmaktadır? Ülkenin her bölgesinden milyonlarca oy alan bir partinin kapatılması ile partiye oy veren insanların zihin dünyaları nerelere yönlendirilmek istenmektedir. Milyonlarca taraftar gözünü kulağını Ankara’ya çevirmişken, demokratik hakların ve özgürlüklerin mücadelesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verirken çareyi TBMM’de ararken toplumun geleceğine nasıl bir şekil verilmeye çalışılmaktadır. Yine sayın Bahçeli çok değil dört yıl kadar önce hükümete seslenerek “İlçelerimizde YPG’li teröristleri tedavi ettiren AKP’nin günah ve vebali haddinden fazladır. Peşmerge ve PKK militanlarına karşılama töreni düzenleyip vatan topraklarından koridor açarak Kobani’ye geçiren Recep Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu AKP hükümetiydi. PYD’nin imdadına koşan peşmerge ve PKK’lılar Türkiye’de konakladıklarında lahmacun ikram edip yorgunluk çayıyla rahatlatan, faturayı da millete ödeten iradesiz valiler emri AKP’den almışlardı. Milletin kesesinden lahmacun yiyen peşmerge ve PKK’lılar ise PYD’ye AKP’nin mihmandarlığında desteğe gitmişlerdir.” demişti.

Vatandaş olarak kafamız karışık halimiz perişan neye inanacağımıza şaşırdık. Damat Berat’ın “At izi it izine karıştı” sözü geliyor hatırımıza. Diğer taraftan hükümetin Katar ve Katar’lı firmalara olan aşkı dinmek bilmiyor. Büyük balık küçük balığı yutar zannederdik ama o denli satışlar yapılıp öyle teşvikler veriliyor ki küçük balık büyük balığı yutacak gibi gözüküyor. Bir taraftan da asgari ücret belirleme çalışmaları devam ediyor. Bu konuda komisyonların toplantı üstüne toplantı yapmasına ne gerek var canım. Hükümet iktidarının en büyük destekçisi Diyanet İşleri Başkanlığı’na güvenmiyor mu? Diyanet’in 2020 yılı için ilan ettiği fitre bedeli 27 lira. Dört kişilik bir ailenin günlük fitre bedeli üzerinden eline geçmesi gereken asgari ücretin en az 3.240 lira olması gerektiği bu hesaba göre çok açık ve olması gereken değil mi? Hükümetin her konuda olduğu gibi bu konuda da Diyanet’e kulak vermesini tavsiye ediyorum.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz