Ana Sayfa Gazete Devir 23 OCAK 2021 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

23 OCAK 2021 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

Hafta sonu sokağa çıkma yasağı nedeniyle ülkece bir kez daha evlerimize kapandık. 56 saat boyunca ailemizle vakit geçirecek, işlerimizi evden takip edip yürüteceğiz. Bu hafta ülke gündemi hareketli siyaset arenası yine toz duman. Vatandaşlarımız neye inanacağını şaşırmış durumda. Tüm politikacıların çok ikna edici konuşmalarına rağmen ülkenin yarısı yoksulluk ve açlık sınırında. Yurttaşlarımızı mutlu edemeyen siyasi ve bürokratik yapıya format atılması gerekli ama nasıl? Bu soruya cevap olabilmek için muhalefetteki parti yöneticileri çalışmalarını sürdürürken Ak Parti Genel Başkanı Sayın Erdoğan da 17 yıl sonra Millî Görüş’ün kapısını çaldı. O kapıyı çalmak zorunda kaldı demek daha doğru olur. Sayın Erdoğan iki önemli isim Oğuzhan Asiltürk ve Doç. Dr. Nedim Urhan ile görüşerek 2023 yılı seçimlerine hazırlık yapıyor. Ana muhalefet lideri sayın Kılıçdaroğlu ise esnaf ve apartman yöneticileri ile toplantılar yaparak zor durumda olan vatandaşlarımız esnaflarımız için acilen tedbir alınmasını talep ediyor. Millet ittifakının partileri bir arada hareket edeceklerini dağılmayacaklarını işaret ederken özellikle sayın Bahçeli HDP’nin kapatılması gerektiğini ısrarla dillendiriyor. Bu denli yoksulluk ve yolsuzluk ortamına rağmen Ak parti hükümeti 2023’e kadar dayanabilirse sosyolojik açıdan bu başarıyı tebrik etmek gerek. CHP’nin çok daha kuşatıcı programlar ile vatandaşa umut olacağını deklare etmesi gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi Bülent Ecevit başbakanlığında kurulan 42. T.C. Hükümeti’nden beri 42 yıldır iktidara gelemiyor. Bu durum sosyolojik olarak irdelenmesi gereken bir konudur. Her ne sebeple olursa bu bir başarısızlıktır. Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yuvalanan bir takım feodal siyaset müptezelleriyle, parti genel merkezine çöreklenmiş menfaat simsarlarının partiden atılması, yeni bir anlayış düşünüş ve yaklaşım şekline ihtiyaç vardır. Kılıçdaroğlu son seçimlerdeki başarısını arttırmak dahası CHP’nin 70 yıllık makus talihine son vermek istiyorsa partinin tek başına iktidar olamama sorunsalının tespit, teşhis ve tedavisine yönelik sosyolog ve konunun diğer uzmanlarından oluşan ciddi bir çalıştay toplanmalı ve elde edilen bilimsel verilere göre yeni bir parti düzenine geçiş yapılmalıdır. Kadrolar bu doğrultuda kurulmalıdır.

Öyle değil mi? Ülkede yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar o denli can yakıcı olduğu halde Ak parti hükümeti hala iktidarda durabiliyor. Gazetecilere saldırıların devam ettiği, saldırganların karakolun kapısından girip jet hızıyla çıkış yaptığı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden verilen ‘’hak ihlalleri’’ kararlarına rağmen bu kararlara uymayan hükümete karşı durum tespitinden başka nasıl bir muhalefet yapılmaktadır?

İlkokul, ortaokul ve liselerde uzaktan eğitim sona erdi ve okullarımız 15 Şubat 2021’e kadar ara tatile girdi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ‘’15 Şubat’ta yüz yüze eğitimde sizleri okullarımızda görmek istiyor, baharı okullarımızda hep birlikte karşılayalım istiyoruz’’ şeklinde açıklama yaparken çok sevimliydi ancak adına milli dedikleri eğitimde Ak parti iktidarı döneminde 16 kez reform yapılmış ve çocuklarımızın zihinleri müfredat ve sınav sistemi değişiklikleriyle dumura uğratılmıştı. İnanılır gibi değil ama her gelen milli eğitim bakanı kendi projesinin çok gerçekçi olduğunu iddia etmişti. Sonuç? Hüsran. Bakan Ziya Selçuk ülkede pandemiye yönelik aşılamaların başlamasına ve on milyon doz yeni bir aşı partisinin daha ülkeye geleceğine güveniyor olabilir umarız bu konuda haklı çıkar.

Haftalardır Amerikan seçimlerinin sonuçlarını ve Trump’ın öngörülemeyen tavırlarını konuşuyoruz. ABD’nin 46. başkanı Joe Biden olağanüstü güvenlik tedbirleri altında yemin ederek göreve başladı. Amerikan politikasının Türkiye açısından olumlu yönde değişeceğini düşünmek pek akıl karı değil. İki ülke uzun vadede mutlaka bir ara formül ortak akla uygun bir diplomasi yürütebilir ancak kısa ve orta vadede sıkıntılı süreç yaşayabiliriz. Yankeelerin Türkiye ve Orta Doğu’ya karşı 1945’ de izlediği politika bugün de geçerlidir. Amerikalıların komünizm tehlikesi nedeniyle Rusya’ya karşı başlattıkları Türkiye ve Orta Doğu’yu kapsayan Çevreleme Politikası gereğince 1940’ların Yeşil Kuşak Projesi ne ise 1980’lerin Ilımlı İslam Projesi odur. 20002’li yılların Büyük Ortadoğu Projesi ne ise bugünkü Yeni Dünya Düzeni’nden anladıkları da odur. Yetmiş küsur yılın sonunda bugünkü stratejisine bürünen Amerikan dış siyaseti başkanlık koltuğuna kim gelirse gelsin aynen uygulanacaktır.

Yerli ve yabancı politikacılar karşısında yurdum insanı yaşamak hayatta kalabilmek için çareler aramaya devam edecektir. Yüz yıl önce olduğu gibi.

* Wesida Medya yayın grubu genel yayın yönetmeni Prof. Dr. Erkan Sevinç hocamıza annesinin vefatı nedeniyle baş sağlığı ve sabır diliyorum. Annemiz Tanrı katında kutlu ve mutlu olsun.