Ana Sayfa Gazete Devir 26 ARALIK 2020 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

26 ARALIK 2020 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

Arap emperyalizminin karanlık, düşünceli, şeriat sevdalısı müptezel tetikçileri; 23 Aralık 1930 günü Menemen’e gelerek, askerliğini yedek subay olarak yapan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan Bey ve Bekçi Şevki Bey’i şehit ettiler. İçinde bulunduğumuz haftada devrim şehitlerimizi ölüm yıldönümleri nedeniyle bir kez daha minnetle yad ettik. Cumhuriyete, aydınlığa kurşun atıp başkaldıran keş grubu cezaların en ağırı ve layıkıyla cezalandırılsa da bu olay hem cumhuriyet dönemi aydınlanmasında hem de Anadolu kültür Müslümanlığı hafızasında önemli bir yere sahiptir. Kendilerine samimi Müslüman süsü veren faşist Emevi İslamı taraftarları, sevgi ve hoşgörü ile yoğrulmuş Anadolu’muzda kardeşliğimize saldırmışlardır. Yeni kurulmuş cumhuriyetin genç bir öğretmeni olan Kubilay, tıpkı Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde ‘’Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!’’ şeklinde ifade ettiği gibi içinde bulunduğu şartları düşünmeden kalabalığın içine tek başına girerek Atatürk’ün cumhuriyet ve aydınlanma devrimi mücadelesini vermiştir. İsmet Paşa’nın ifade ettiği gibi, ‘’Kubilay devrim uğruna, vatan sevgisi ve bütünlüğü yolunda yalnız başına, kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik örneğidir. Kubilay, millet yolunda canını her an fedaya hazır olan geleneksel Türk yaradılışının müstesna abidesidir.’’

Faşist Emevi karanlığının günümüz temsilcileri içinde bulunduğumuz haftada da yine söylemleriyle gündeme geldiler ve yine din bezirganlığı ile Anadolu Müslümanlığının temelini yıkmanın gayretine düştüler. Hezeyanları, söylemleri öyle seviyesizleşti ki insanlarımızın cenazelerini ceset diye ifade etmekte ve halkımızın vergileri, bağışlarıyla yapılan camileri kendilerinin mülkü gibi görmekte ve de Allah adına ahkam kesmekte beis görmediler. Anadolu’nun samimi dindar insanlarına bin yıldır el etek öptürme peşine düşmüş şeyh bozuntuları ve avaneleri, Cumhuriyet dönemi boyunca ve özellikle son yirmi yıldır hadsizlikte zirve yaparak, İslam dininin toplumda sosyal adaletin tesisine yönelik tüm öğretilerini adeta yağmaladılar. Hakka, hakikate o denli düşman kesildiler ki insanlarımızın fevç fevç İslam dininden uzaklaşmasına sebebiyet verdiler. Bu güruhun kendilerini dinin söz sahibi olarak gösterme gayretleri ve bu tutumun iktidar tarafından desteklenmesi şeriat sevdalılarını baştan çıkarmış ve kurdukları menfaat çarklarının getirdiği zenginlik ile dar’ül harp fıkhının çılgınlığını doyasıya yaşamaktadırlar. İnsan hakları evrensel değerlerinden olabildiğince sapmış bu azgın güruh ağızlarına aldıkları din ve Allah söylemleriyle yanına ilave ettikleri birkaç ayet ve hadislerle memleketin peşkeş çekilmesini masum halkımızın dikkatlerinden kaçırmayı başarmışlardır. Din gibi inanç gibi vicdanlarda yaşanması gereken temiz bir düşünceyi sokağa taşırmakta beis görmeyen bu güruh haklı çıkmak adil gözükmek adına önüne gelen her kavramı, kelimeyi eğip bükmekten asla imtina etmemişlerdir. Tarihin hiçbir devrinde toplumlara saadet getirmeyen hezeyanlarını din adı altında pazarlamaya çalışan Türk ve Anadolu düşmanları, İslam’ın arkasına saklanarak milli hislerimize ve samimi duygularımıza her daim saldırmışlardır.

İslam dinini anlaşılır kılmak için Kuranı Kerim’in Türkçe mealini hazırlatan , Anadolu’nun inançlı  insanlarını kul düzeyinden vatandaş, yurttaş düzeyine çıkarmak düşüncesiyle cumhuriyeti ilan eden, İslam dinini bilime emanet etmek hedefiyle  Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ve imam hatip okullarını kuran yüce Mustafa Kemal Atatürk’e düşman olan bu sapkın güruh, zihinsel algı projeleri veya birtakım inanç hileleriyle insanlarımızı, bin yıldır Türk kültürü ile yoğrularak edindiği Anadolu kültür Müslümanlığından koparıp Emevi İslamı’nın karanlık çıkmazlarında kulluğa dönüştürmenin gayreti içindedirler. Atatürk’ün yaptığı devrimler dindeki Kuran dışı uygulamaların yok edilmesine yönelik olduğundan kendi saltanatlarının sona ereceği gerçeği dinden nemalanan şeyh bozuntularını çılgına çevirmiştir. Atatürk’ü milletin gözünden düşürmek, ona düşman etmek için akıl almaz iftiralar uydurup gizlice yaymışlar, milletin inanç hassasiyetini kullanarak kışkırtmışlar, kendilerince başarıya ulaşmak için her şeyi mubah görerek Kuran’ı da alet etmekten çekinmemişlerdir. Bu sapkın güruh, dün olduğu gibi bugün de Türklük düşmanlarıyla işbirliği haline devam etmekte ve yüzlerce yıldır her köşesi Türk’ün kanıyla sulanmış aziz vatan topraklarını peşkeş çekmenin sevdasına düşmüşlerdir.

Bizler, Atatürk’ün yiğit evlatları, günümüzün genç Kubilayları olarak içinde bulunduğumuz şartların muhasebesini yapmadan karanlık zihniyete karşı bilimin ve aydınlanmanın mücadelesini vermekten asla imtina etmemeliyiz. Wesida Medya yayın grubu olarak herkesi karanlığa lanet okumaktansa bir mum yakmaya davet ediyor, Anadolu ve Rumeli’nin asil insanlarına aydınlık yarınlar diliyoruz.