Ana Sayfa Gazete Devir 9 OCAK 2021 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

9 OCAK 2021 – GAZETE DEVİR BAŞYAZI

Ülkemizde ve dünyada deli gömleğine benzetilen 2020 yılını geride bıraktık ama yeni yıl pek farklı olmayacak gibi. Türkiye’de hükumetin hükumet etmekten gün geçtikçe uzaklaşması zaten ekonomik ve sosyal sorunlar yumağında sarmalanan insanlarımızı bezdirmiş durumda. Toplum olarak bilinmezlikler ve çözümsüzlükler rüzgarında savrulup gidiyoruz. Asgari ücretin artık genel ücret olduğu ve dünyadaki örneklerinden çok geride kaldığı açıkça görülmesine rağmen hükumet üyeleri zafer çığlıkları atmaktalar. İşçiye, memura, emekliye yapılan zamlar çarşıya pazara gelen zamların çok gerisinde ve gün geçtikçe eriyoruz. Çin’de işçi ücreti yüz elli dolarmış lafları maalesef ülkemiz için de gerçek hale gelecek. Aşı bilmecesi hala devam etmekte ve bu konuda da G-20 ülkelerinin çok gerisinde kaldık. Kaç çeşit ve ne miktarda aşı temin edileceği, aşılama takvimi hala belirsiz. Ülkede ekonomik ve siyasal gidişata itiraz eden herkese terörist yaftası yapıştırılıyor. Düşünen beyinler kendilerine giydirilen deli gömleğini yırtmaya uğraştıkça hükumet görevlileri elimizi kolumuzu tutuyor. Şeffaflık, Hesap verebilirlik, Sorumluluk ilkelerinden günbegün uzaklaşan hükumet bulduğu her makama, aklına gelen her idareye ve cemiyete atadığı/atayacağı kayyumlarla kanuni yoldan hukuksuzluk yapmanın derdine düşmüş durumda. Geçtiğimiz haftalarda derneklere kayyum atama yetkisi de hükumete verildi. Sanırım gerçekleri haykıran Türk Tabipler Birliği birilerini rahatsız etmiş durumda. Hükumet üyeleri nerede bir olumlu gelişme yaşansa hükumetleri adına başarı kotarmaya çalışırlarken nerede bir olumsuzluk yaşansa ‘’devlet elinden geleni yapıyor’’ demekteler, adeta ‘değiş ton ton’ oyunu oynuyorlar. Bu yönetim bu ekip ülkeyi yönetemiyor, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ülkenin tüm kazanımlarını iki yıl içerisinde tüketti. Vatandaş olarak o kadar çaresiz o kadar sahipsiziz ki! Açlıktan karnına taş bağlayan insanlarımızın zihinlerine dinsel söylemler ve göğüslerine milliyetçi duygular üflemeyi ihmal etmeyen hükumet üyeleri yandaş medya eliyle de toplumuzu algı denizlerinde yüzdürmekteler. İnsanlarımızın doğrunun ne olduğuna dair fikirleri yok edilmek isteniyor, geleceğe umutla bakamıyoruz sanırım ülkeye modern anlamda tek adam rejimi getirilmek isteniliyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün asil evlatlarına kul muamelesi yapılırken sözde Atatürkçüler durum tespiti yapmaya devam ederek demokratik haklarını kullanmaktan çok uzaktalar. Geçtiğimiz hafta yaşanan Boğaziçi Üniversitesi rektör atama krizi nedeniyle emniyet güçlerinin protestocu öğrencilere müdahale şekli hükumetin adalet ve şeffaflık duygusundan ne denli uzak olduğunun göstergesi. Bu yönüyle hükumet Trump yönetimine benzemekte. Yönetemeyenler ısrarla yönetmenin peşinde. 1814 yılından sonra Amerikan kongre binasına yine bir baskın düzenlendi ve dört kişi öldü. Amerikan halkı demokrasi için kanını döktü bedel ödedi bu yönüyle Amerika güçlü bir devlet ve toplum yapısına sahiptir, hukuksuzluk asla iktidarda kalamaz. Ya ülkemde? Demokrasi ve demokratik haklar konusunda toplumca mücadelemiz ne düzeyde? Demokrasi kelimesinin unutulan eskimiş kelimeler arasına girmesini istemeyiz bu nedenle her şeye ve herkese rağmen ulusal birliğimize ve toplumsal bütünlüğümüze sahip çıkmalı vatandaşlık haklarımızı kullanma hususunda mücadele içinde olmalıyız.