Ana Sayfa Spor Life ALTINORDU FUTBOL KULÜBÜ, BAŞKAN SEYİT MEHMET ÖZKAN

ALTINORDU FUTBOL KULÜBÜ, BAŞKAN SEYİT MEHMET ÖZKAN

7
0

Her işte olduğu gibi , başarmak için yapılan planlar , projeler , ciddi ve bilinçli bir şekilde uygulandığında başarı kendiliğinden gelir. Başarı da, sabırlı olmak ve yapılan işin çalışma şartlarının zamanında ve yerinde uygulanması ile elde edilir. Günümüzde özellikle futbol yöneticiliği, boş zamanlarda yapılacak bir faaliyet olmaktan çıkmış, bir endüstri, üretim ve pazarlama faaliyeti olmuştur. Ancak yanlış uygulamalar, yabancı futbolcu hayranlığı, hemen şampiyon olma hayalleri, alt yapıya gereken değerin verilmemesi, sorumsuzca yapılan yanlış transferler ve işler, alınan yanlış kararlar nedeniyle, ne yazık ki neredeyse bütün kulüpler, özellikle de Süper Lig kulüpleri çok ağır borç içinde…
Futbolun ilk oynandığı yer olan İzmir’de, 26 Aralık 1923 tarihinde kurulan Altınordu Spor Kulübü birçok başarılar kazandı. Yıllar önce futbolumuzda başlayan şirketleşme akımına da katılarak çok doğru ve yerinde bir kararla futbol branşında Seyit Mehmet Özkan başkanlığında Altınordu Futbol Kulübü olarak 2012 yılında şirket oldu. Yeni yönetim ülkemizde devam eden yabancı futbolcu hayranlığının tam aksine, yurt dışında futbolda başarılı olan kulüplerin alt yapılarına uyguladıkları sistemi inceleyerek Altınordu F.K.’nin de sisteme göre başarılı olacağına karar vererek, bir tek yabancı futbolcuya yer vermeden tamamen kendi öz evlatlarımıza yoluna devam etti ve başarılı oldu. Üçüncü Lig’de olan Altınordu iki sezon gibi çok kısa sürede 1. Lig’e çıktı. Hedef Süper Lig, ancak acele etmeden ve sabırlı bir şekilde.
Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan ve ekibi, yapılan araştırmalarda, özellikle 92 yıllık İspanya Futbol Ligi’nde hiç düşmeyen, üç takımın içinde başarılı bir grafik çizen, Real Madrid ve Barcelona takımlarında yabancı futbolculara yer verildiğini, Bask Bölgesi’nin takımı olan Atletico Bilbao’da ise hiçbir yabancı futbolcuya yer verilmediğini, sadece Bask Bölgesi’ndeki çocuklara, kendi öz kaynaklarına yer verildiğini tespit ettiler ve bu yönde araştırmalara devam ettiler. Altınordu F.K., Atletico Bilbao’daki sistemi benimseyerek çoğu genç olan 83 milyon nüfuslu ülkemizde yabancı futbolu dışında sadece kendi öz evlatlarımızdan kurulu bir sistem hayata geçirildi.
Ancak ne yazık ki ülkemizde Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray gibi büyük geçinen futbol kulüpleri ve bazı kulüpler alt yapıya, kendi öz evlatlarımıza yeterince değer vermiyorlar, sadece Eskişehir, Bursa, Gençlerbirliği, Altınordu, Trabzon gibi takımlarımız bu konuda iyi işler yapıyorlar. Özellikle de Altınordu F.K. , takımında hiçbir yabancıya yer vermezken geleceğe dönük daha faydalı işler yapıyor. Üç Büyükler diye adlandırılan kulüpler ile diğer bazı kulüplerin hiçbirinde öz kaynağımız kendi çocuklarımız olan altyapı için yeterli bütçe ayrılmıyor. Yabancı futbolcu transferlerine milyonlarca dolar ve euro ödeniyor, aşırı borçlanılıyor ve kulüplerimiz çıkmaza giriyorlar. Sorumsuzca yapılan harcamalarda bankalardan alınan ana paranın faizi , SGK primleri ve vergiler ödenemiyorsa, alınan borçlara başkan ve yönetim olarak bizzat kefil olmuyor ise devamlı olarak kulüp gelirleri, menkul ve gayri menkulleri bankaya ipotek ediliyorsa, burada çok büyük bir terslik ve kulübe haksızlık var demektir. Çıkarılacak kanunla bunların mutlaka düzeltilmesi gereklidir.
Alt liglerdeki takımlarda çok sayıda başarılı genç futbolcular var ama bizler bu başarılı gençleri zaman zaman Avrupa kulüplerine kaptırıyoruz. Zira Avrupa kulüpleri hem orada doğup büyüyen gençlerimizi ,hem de ülkemizdeki kulüpleri , bizim futbolumuzu bizden daha iyi takip ediyorlar. Bu nedenledir ki ; Avrupa kulüplerinde, hem orada doğan , hem de ülkemizden Avrupa’ya giden çok sayıda gencimiz mücadele etmektedir. Bu da bizlere gençlerimize fırsat verildiğinde çok başarılı olacaklarının açık göstergesidir. Yeter ki , futbol karşılaşmalarında gençlerimize fırsat verilsin.
Yabancı futbolcuya tam olarak karşı değilim ama, bir kulüpte en çok başarılı iki veya üç yabancı futbolcuya, kadroda da en çok iki yabancı futbolcuya yer verilmelidir. Devamında yabancı sayısı kadar alt yapıdan iki futbolcu kadroda yer almalıdır. Hatırlanacağı üzere önceki yıllarda, yabancı sayısı çok çok az iken Galatasaray Avrupa Şampiyonu , Milli Futbol Takımımız dünya üçüncüsü olmuştu. Şimdi ise Süper Lig’de mücadele eden takımların kadrolarındaki yabancı futbolcu sayısı % 90 , bazen % 100 oluyorsa , burada çok büyük bir dengesizlik, adaletsizlik ve gençlerimize, futbolumuza saygısızlık vardır. Şahsen Altınordu Futbol Kulübümüzü destekliyorum. Hatırlanacağı üzere geçen sezon Süper Lig’de mücadele eden iki güzide kulübümüzün resmi karşılaşmasında sahaya çıkan kadrolarında tamamen on birer yabancı futbolcu vardı. Avrupa kupalarında ülkemizi temsil eden Süper Lig takımlarımızın kadrolarında da aynı durum vardı ama ne yazık ki başarılı olamadılar. Böylece futbolumuz bir alt lige düştü. Yabancı futbolcular alarak şampiyonluğa oynamak çok kolay. Parası olan bunu yapabilir. Ama görüldüğü üzere çok fazla sayıda yabancı futbolcuya rağmen bu olmuyor. Önemli olan paranın ikinci plana bırakıldığı, futbolcuda forma aşkının olmasıdır. Efsane rahmetli futbolcularımız Metin Oktay, Can Bartu, Lefter Küçükandoyanis, Gürsel Aksel, Nevzat Güzelırmak, Ali Artuner, Bayram Dinsel ve daha niceleri gibi, hepsinde öncelikle forma aşkı vardı. Şimdi maalesef bu pek yok, para ön plana geçmiş durumda.
Bu kısa anlatımdan sonra futbolumuzda mucizeler yaratan, emin adımlarla başarılı sezonlar geçiren Altınordu F.K.’den bahsedelim. Altnordu F.K.’ye yerli ve milli proje olarak bakabiliriz. Şöyle ki ; Başkan Seyit Mehmet Özkan 2012 yılında Altınordu F.K.’yi şirketleştirdikten sonra, futbolun geleceği için kalıcı ve uzun vadeli projelerini hayata geçirdi. Ancak diğer kulüp başkanları gibi takımını borçlandırarak değil “ Ben Başkan olarak takımımın borcuna şahsen kefilim.“ düşüncesiyle maddi olarak kulübü banklara borçlandırarak değil, bizzat katkıda bulunmuş, sanayici iş insan olarak önce kendi öz varlıklarımız, çocuklarımız diyerek takımını bugünkü başarılı konumuna getirmiştir. Peki ne yapıldı? Öncelikle, Almanya’da yaşayan üç milyonluk Türk nüfusu içinde çok başarılı futbolcular nasıl çıkıyor, çok genç nüfusa sahip ülkemizde çok yetenekli çocuklar var bunlara sahip çıkmalıyız anlayışıyla, diğer bazı başkanların yapmadığını yaparak alt yapıya ağırlık vererek ve ciddi tesisleşme ile birlikte çalışmalara başlamıştır. Köy Enstitüleri modeli futbolda da benimsenmiştir. Hedef Türk gençlerinin futbola kazandırılması , yurt dışına transfer edilen çocuklarımızla ekonomimize az da olsa katkı sağlanması, yabancı futbolcu transferleri ile yurt dışına boşuna giden transfer ücretlerinin gitmemesidir. Uygulamalarda ülke genelinde ve yurt dışında yapılan taramalarda tespit edilen futbola eğilimli çocuklar kulüp tesislerinde ağırlanıyor, yatılı sistemle eğitiliyorlar. Normal eğitimin dışında yabancı dil dersleri, futbol tarihi dersleri de veriliyor. Organik tarım ve hayvancılık da öğretilerek, Altnordu F.K.’nin sloganı olan “iyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu“ olarak yetişmeleri sağlanıyor.
Bu çalışmalar doğrultusunda ülkemiz genelinde Altınordu F.K. büyük bir atılım yaparak futbol okul sayısını 141’e çıkarttı, büyük bir başarı . Benzer ayarda okullar Almanya’da 150 , İngiltere’de 92 adet var. Hollanda Ajax’ta bu kalitede okul yoktur. Bu da ciddi çalışan ve hizmet eden , “Önce kulübüm kendi öz varlıklarımız.“ diyen sağ duyulu ve öz verili Seyit Mehmet Özkan gibi dürüst yöneticiler ile olmaktadır. Avrupa’dan bile ilgi gören bu sistem, aynı zamanda yerli holdinglerin de dikkatini çekmiş ve Altınordu F.K. ile bir çok sponsorluk anlaşmaları yapılmıştır. Böylece kulübün geleceği sağlam temeller üzerine oturtulmuştur, yeter ki iyi yönetilebilsin. Petrol Ofisi yöneticileri sponsorluk sözleşmesi töreninde bir soruya cevap olarak… ”Biz sportif başarıya değil, felsefeye yatırım yaptık.“ diyerek sistemin ve uygulamaların insana , gençlerimize olan katkısını ifade etmiştir.
Birinci Lig’de üç yabancı futbolcu oynatma hakkı olduğu halde Altınordu F.K. kesinlikle yabancı futbolcuya yer vermemektedir. Yer verilirse alt yapıdan gelen gençlerimizin haklarının yenileceği düşüncesi ön plana çıkmaktadır. Bu da futbolumuza ve gençlerimize verilen değerin açık bir göstergesidir. Altınordu F.K. kendi öz kaynağımız gençlerimize verdiği değer ve futbola farklı bakış açısı ile uzun süre kendinden söz ettirecek ve diğer kulüplere örnek olacaktır. Alt yapılarda başarının sırrı ”para yatırmak ve sabır”dır. Bunu yapacak yönetici sayısı ne yazık ki ülkemizde çok azdır. Burada amaç, gelecekte ülkemizde değişik bir düşünce, profesyonellik anlayışı, çalışma metotları , fizik güçleri ve yaptıkları işe ve insanlığa saygıları ile Büyük Atatürk’ün ülkemizi emanet ettiği, ülkesini seven gençlerin kazandırılmasıdır.
Altınordu F.K. futbola, gençlerimize hizmetleri ile başta Süper Lig olmak üzere bütün kulüplerimize örnek olmaktadır. Ancak kulübün ve futbolumuzun geleceğini düşünmeyen 4-5 kulüp dışında bu sistemi benimseyen kulüp maalesef yoktur. Bu durum futbolumuzu olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmalarla Altınordu F.K., TFF’den aldığı katılım payı , iddaa’ dan gelen para , yurt içinde ve yurt dışında sattığı futbolculardan elde ettiği gelirler ile hiç borçlanmıyor. Bu da bir futbol takımı için en önemli meziyettir. Son 6 yılda Başkan Seyit Mehmet Özkan yönetiminde alt yapıya verilen değer, yapılan tesis ve turnuvalarla yalnız Türkiye’de değil tüm Avrupa’da adından söz ettiren Altınordu F.K. , sadece 2 yılda 4 genç futbolcusunun satışından 17 milyon Euro’nun üzerinde, yani günlük kurla 161.5 milyon TL. civarında bir kazanç elde etti. Altınordu F.K. A Takımının 2020-2021 sezonu bütçesi 8 milyon TL.’dir. Diğer kulüplerin bütçelerinin yanında bu rakamın çok düşük olduğu görülmektedir. Buna rağmen kendi öz kaynakları ile mücadele eden Altınordu F.K. 1. Lig’de ilk sıralarda yer almakta, hazırlanan plan doğrultusunda çok kısa sürede hedefe ulaşarak kalıcı olarak Süper Lige çıkacaktır. Genç takımlar için her yıl Selçuk Spor Tesisleri’nde dünyanın en önde gelen futbol takımlarının katılımları ile gerçekleştirilen uluslararası futbol turnuvaları ile hem kulübün, hem İzmirimizin hem de ülkemizin çok geniş bir tanıtımı yapılmakta, hem de gençlerimizin uluslararası futbol bilgi ve becerilerinin artması sağlanmaktadır.
Altınordu F.K. Spor Tesislerine baktığımızda ise ; 4 merkez, modern sahalar, kamp merkezleri Yeşilyurt, Torbalı, Selçuk ve Kuşadası’nda konuşlanmış Altınordu Tesisleri, hem A Takımı, hem de genç takımlar ve futbol okulları için uluslararası standartlarda imkanlar sunuluyor. Hayata geçirme yönünde “donanım” dönemini bitirip “yazılım” dönemine başlandı. Öz Kaynak Proje’sinin olmazsa olmazı modern ve uluslararası standartlara sahip tesisleri. Kısa sürede yapılan çalışmalar sayesinde Selçuk-Efes’teki İsmet Orhunbilge Tesisleri takımların kullanımına açıldı. Torbalı’daki Metin Oktay Yerleşkesi, U11’den U19’a kadar olan takımların kamp, antrenman ve özel çalışma ihtiyaçlarını karşılayacak modern tesisler. Yeşilyurt’taki Sait Altınordu Tesisleri, U6, U7, U8, U9, U10 ve U11 elit takımlarımız ile futbol okullarımız için yenilenip 11 modern saha. Kuşadası’nda bir otel özel olarak dizayn edilerek Beytullah Baliç Yerleşkesi olarak A takımı için sürekli kamp merkezi görülmektedir.
Başkan Seyit Mehmet Özkan iş insanı olarak Altınordu F.K.’ye yaptığı yatırımları, isteseydi yurt dışında bir ülkede yapabilir ve çok kazanırdı ama yapmadı. Maddi gücü çok çok iyi olmasına rağmen yatırımını futbola , gençlerimize yapan Seyit Mehmet Özkan, “Allah’a dua ediyorum, kazandığım tüm parayı alt yapılara harcıyorum. Kefenin cebi yok. Bu topraktan kazandıklarımı, bu toprakların evlatlarına harcamaktan gurur duyuyorum. Bu yatırımı Afrika’da, Makedonya’da yap diyorlar, kardeşim ben bu işi para kazanmak için yapmıyorum ki. Bu topraklarda yanlış bir şey var, benim de buna aklım yetiyor bunu düzeltmek için uğraşıyoruz. Kimse Türkiye’de alt yapıya önem vermiyor, kimse dört dörtlük yatırım yapmıyor, dörtte üçlük bile yapmıyor, yapıyor gözüküyor.” diyor. Bu açıklama ile diğer kulüplerin futbolumuza verdiği değer ortaya çıkıyor. Altınordu’nun spor tesisleri girişinde de ifade edildiği gibi, “Altınordu sürdürülebilirliğini sağlamak için ekonomik ve en kısa sürede kalıcı olarak“ hizmet anlayışını ortaya koymaktadır. Ayrıca “Altınordu sıradan bir futbol kulübü değildir. Altınordu bir futbol ve yaşam eğitim kurumudur.“
Bir spor adamı olarak Başkan Seyit Mehmet Özkan ve ekibine sonsuz teşekkürler.