Ana Sayfa Devir ANADOLU COĞRAFYASININ İNSANLARI

ANADOLU COĞRAFYASININ İNSANLARI

İbrahim Aktaş, Devir için kaleme aldı…

“Şu dünyada soluk alan, yürüyen yaratıklar arasında insandan daha acınacak bir yaratık yok.”
Homeros

“Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim; bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim.”
Mevlana

“Çiçeklerle hoş geçin, dalı incitme gönül. Bir küçük meyve için, dalı incitme gönül. Başın olsa da yüksek, gözün enginde gerek. Kibirle yürüyerek; yolu incitme gönül.”
Yunus Emre

Geçtiğimiz günlerde, Yalova’da yaşanan evleri işaretleme rezaletinden açacağım konuyu… “Alevi” şeklinde yazılarla, evlere işaret koydu bazı müsveddeler! Ve bu ilk değildi! Bu zalim ve ırkçı yaklaşıma tekrar döneceğim.

Ama önce Anadolu…

Bugün üç Anadolu ozanının, üç sözü ile başladı yazım. Üçü de, edebiyata yön vermiş, ana olmuş, üretmişler yıllarca… Yüzyıllar geçmesine rağmen ürettiklerinin üzerinden, büyük bir zevk ve hevesle okuyor, öğreniyoruz felsefelerini… Ve o ki, yazdıkları insan üzerine… Anadolu gibi medeniyetlere beşik olmuş bir coğrafyada, insanlık öğütleri sızdırmışlar yazınlarıyla… Ya da gezmişler, anlatmışlar, gezmişler, demişler… Ve sen karasın, sen ağ, sen kısasın, sen boylu, senin gözlerin kısık, senin ki daha bol dememişler kimseye ve ayırmamışlar kimseyi kimseden, yüreği yürekten…

Bu kadar kadim bir toprak; Anadolu’da hala insanlık kavramını öğrenememişler var ya! Ki bu toprak, yani Anadolu toprağı, üretkendir ve insan üretir. Yazımın girişinde bu insanlardan sadece en bilinen üçünü alıntıladım ve daha yüzlercesi var! Var olmasına var da…

Spor müsabakalarında da, karşılaştık yer yer; insan olmayan, olamayan ve insanlık melekesinden bihaber olanlarla… Rengi siyah diye kardeşini öteleyen ırkçı, faşist, kafatasçı ya da adı her neyse bu müsveddelerle… Sadece siyah deri rengi olmadı bazılarının sorunu! Bazen yüzdeki gözlerin şekli sorun oldu, bazen doğup büyüdüğü coğrafya, bazen saçının rengi, bazen de inandığı tanrıyı veya inanış biçimini sorun ettiler insanoğluna!

Ülkemiz spor dünyasında pek ırkçı yaklaşıma rastlamadık aslında… Daha doğru bir ifadeyle, spor sahalarında ya da müsabakalarda çokça görmedik bu tarz hadiseleri.

Örneğin, misafirlerimiz olan yabancı sporculara renklerinden dolayı ya da farklı inanışlarından dolayı, tribünlerin tepki gösterdiğine ben şahit olmadım. Hatta farklı bir dua etme şekliyle birçok yabancı futbolcu, futbol sahasına adım attığında kameralara da yansıyor istavrozları… Ama ne kadar doğaldır ki, kimse ilgilenmiyor bununla… Ne kadar güzel. Ne kadar özgürlükçü bir yaklaşım. Evet, saha içerisinde birkaç kötü anımız var sporcuların kendi aralarında! Asla tasvip etmemekle birlikte, yine de kitlesel ırkçılığa şahit olmamamıza seviniyorum sporumuz içerisinde…

Peki, evlere “Alevi” yazmış bazı ve sadece nefes alanlar; artık neye ya da kime hizmet ettiklerini sanıyorlarsa! Siz hiçbir futbol maçında on numaralı ve iyi pas yapan bir futbolcunun, inanışları farklı diye başka bir futbolcuya pas vermediğine şahit oldunuz mu? Ya da rengi siyah olan bir futbolcunun, bembeyaz tenli ve hatta sapsarı saçları olan başka bir futbolcuya öldüresiye defans yaptığını gördünüz mü? Ya da ülkemizdeki herhangi bir spor müsabakasında, rakibi ya da takım arkadaşı sırf Alevi inanış tarzını benimsemiş diye kötü davrandığını, örnek bu ya, pas vermediği, tekme attığını ve sair davranışlarda bulunduğunu gözlemlediniz mi?

Sporda olmaz, yapmayız diyeceğim, ki kanıtım da; ister futbol, ister basketbol, ister diğer dallar olsun tribünlerin böyle bir densizlik içerisinde bulunmadıklarıdır. Sadece geçen yıl açığa çıkan, uzak doğu sporlarından olan Wushu branşında, Wushu Milli Takımımıza, sırf Alevi olduğu için alınmadığı gerekçesiyle bir sporcu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş ve söz konusu federasyonun yetkilileri hakkında şikâyetçi olmuştu. Hatta konuyu TBMM gündemine taşıyan İzmir Milletvekili Murat Bakan, Spor Bakanına da soru önergesi vermişti. Ancak ben, bu konunun da, kitlesel değil, hepimizin yakından bildiği, içerisinde yaşadığı, yönetsel anlayışın sonucu olarak açığa çıktığı inancındayım!

Anadolu’muza geri dönelim!

Ülkemizdeki müsabakaları izleyenler kimler? Anadolu coğrafyasının insanları!

Sahada, salonda, havuzda, minderde ya da her nereyse, spor yapan kimler? Anadolu coğrafyasının insanları!

Peki, evleri işaretleyenler kimler?