Ana Sayfa Asklepion Life BU BİR ÖFKE

    BU BİR ÖFKE

    Öfken bir kıvılcım ile alev aldıysa… İçindeki yangını neyin başlattığını bir süre sonra unutursun.

    İşin yanmak ve yakmak olur. Arka arkaya patlarsın. Bir alev topunun önünde ne durabilir?

    Onu kim durdurabilir? Sönmek istesen de sönemezsin. Öfken burnundaysa kimseler gözükmesin gözüne. Belki o zaman fark edersin yandığını ve yaktığını. Çoğunlukla etrafta yakacak hiçbir şey bırakmadığında sönersin. Geride kalan küller ve kapkara olmuş bir kalp kalır.

    Öfken ile arana bir mesafe koyabilir misin? O kıvılcım aleve dönüşmeden önce bir an durabilir misin?

    Kendine bakabilir misin? O an neye benzediğini farkedebilir misin? İçinde neleri başlattığını ve sonuçlarının neler olabileceğini kısa bir an fark et.

    Ve dur! Nefesini fark et… Burnundan hızlı hızlı soluduğun nefesi duyumsa.

    Gümbür gümbür atan kalbini de.

    Ellerin ve dişlerin sımsıkı. Gözlerini iri iri kocaman açılmış. Bedenin öne doğru kaskatı. Yırtıcı bir hayvan gibi saldırıya geçmeden,
    Dur!

    Bekle.

    Derin, uzun nefesler alıp ver.

    Ellerini çöz, yumuşat. İster kalbine ister karnına koy.

    Ellerinden sıcaklık yayılsın bedenine.

    Mümkünse otur.

    Ve etrafına bir bak tam o anda neyi başlatmak üzere olmuş olduğunu fark et.

    Şimdi kapat gözlerini.

    “Bu bir öfke”.

    Tekrar et “Bu bir öfke.”.

    Ellerine izin ver bedenine şefkat yaysın.

    Ve şunları söyle…

    Nazik olayım,

    İyi olayım,

    Sakin olayım,

    Güvende olayım,

    Affedici olayım,

    Biraz izin ver kendine ve dilediğin kadar tekrar et. Şimdi duygularını fark et, nasıl?

    Nefesin nasıl?

    İhtiyacın ne kadarsa kal öyle.

    Aç gözlerini.

    Şimdi sorun her neyse, her kimse tekrar bak.

    Bu sefer vereceğin tepki öfke değil cevap olur. Hatırla…

    Saldıran da sensin saldırılan da…