Ana Sayfa Roll Music CANIM SIKKIN VE MUTLU GÖRÜNMELİYİM

CANIM SIKKIN VE MUTLU GÖRÜNMELİYİM

193
0

Gülümsemek istemediği bir anda gülmek, kahkaha atamayacak bir hâldeyken çınlayan kahkahalar atmak, dudaklarını aralayacak güç hissetmezken çok şey anlatmak zorunda olmak insanı elbette ki zorlar. İnsan her türlü ruh durumunu karmaşık olarak içinde barındırır. Hiç kimsenin mükemmel bir hayatı yoktur. Hiç kimse mükemmel değildir. Güçsüz düştüğü, çözümsüz kaldığı, yıkılmış hissettiği, hayal kırıklığına uğradığı zaman olabilir. Duyguları yoğun olarak yaşamak insana özgü bir özelliktir. Sokağımızın başındaki büfeci Halil ağabey nasıl keyifsiz günler geçirebilirse, çok sevdiğimiz, hayran olduğumuz bir sanatçı için de bazı şeyler yolunda gitmeyebilir.
Herkes için geçerli olan şudur ki; herkes her şeyi yaşayabilir ve bir sorun varsa o sorunun duygusal yorgunluğundan kaçmak, sorun yokmuş gibi yaşamaya devam etmek birikerek bir patlama yaratır. İçinde bulunduğumuz ruh hâlini kontrolü elimizde olmak kaydıyla, yaşamamız gerektiği gibi yaşamaksa, sorunun bizdeki etkisini en kısa zamanda atlatıp, akılcı düşünme evresine daha kısa sürede geçmemizi sağlayabilir. Bugün pek keyfim yok, demek o kadar da zor olmamalı.

Bunu kendimiz için yapabilmeliyiz. Her kim olursak olalım.
Toplumda göz önünde olan kişiler, sıradan hayatları olanlara göre ruh hâllerini daha fazla gizlemek zorundadır. Onları buna hayranlarının, takipçilerinin beklentileri iter. Üzgün göründüklerinde magazin programları tabloyu olmadık nedenlerle bile ilişkilendirerek bu duruma bir açıklama getirmeye çalışır. Sosyal medya hesaplarında yüzlerce yorum yazılır. “Ünlü kişi”den bir açıklama beklenir. Sorun ne? Özel hayatınızda ters giden ne var? Konuşmak istemiyorum, cevapları bazen yetersiz kalır. Üstüne üstüne gidilir. Peki, bu durum ne yaratır? Kişinin sorunuyla, üzüntüsüyle yeterince baş başa kalamaması, ihtiyacı olan sessiz zamanda sürekli açıklama yapmak zorunda kalması, hayatında belki de hiç olmayan sorunların doğması, muhtemel yanlış anlaşılmalar vb… Kimi ünlüler bu yüzden, ne yazık ki çoğu zaman, her şey yolundaymış gibi bir görüntü çizmek için fazlasıyla çaba gösteriyor. Televizyon programlarına daha sık çıkmaya başlıyor. Bakımlı, mutlu ve sağlıklı bir görüntü sergilemek için insan içine karışmaya gayret ediyor. Peki, bu durum ne yaratıyor?

Yine; kişinin sorunuyla yeterince baş başa kalamaması, ihtiyacı olan sessiz zamanda sürekli açıklama yapmak zorunda kalması, hayatında belki de hiç olmayan sorunların doğması, muhtemel yanlış anlaşılmalar vb… Yani, yine aynı kapıya çıkılıyor. Sonuç; Büyük bir yorgunluk! Hayran kitlesini, televizyoncuları, gazetecileri, hepsini bir anda durdurmak, davranışlarını değiştirmek mümkün olmayacağına göre ne yapılmalı? Kontrol kim tarafından ele alınmalı? Elbette ki bütün oklar bir tek kişiyi gösteriyor:
“Ünlü kişi”
Yapılması gereken; çok mutluymuş, her şey yolundaymış gibi göstermek için onca çaba göstermek yerine, daha fazla kendi çemberine çekilmek, arınmak ve rahatlamak için kendine fırsat vermek, sakinleşmek, yeni çözüm yolları üretmek için düşünmek olabilir. Her ne kadar tanınmış biri olsa da, sonuçta tüm zaafları ile bir insan olduğunu hatırlamak ve bunu çevresindekilere usulüyle hatırlatmak sıkıntılı süreci sağlıklı geçirmenin bir yolu olabilir. Aslında sadece bu örnekte değil, daha birçok konuda çevremizi bütünüyle değiştiremeyeceğimiz durumlarda kendi davranışımızı değiştirmek hayatımızı kolaylaştırabilir. Stefan Zweig’ın dediği gibi; “Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin. Hepsi bu.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz