Ana Sayfa Devir DENİZ ÜSTÜNDE YİRMİ BİN GB “SEYR-Ü OFİS”

DENİZ ÜSTÜNDE YİRMİ BİN GB “SEYR-Ü OFİS”

Yükselen trend “Home Office”…

Yarı zamanlı çalışmak…

Bulunduğun yerde telefon,tablet veya diz üstü ile internetin sunduğu olanaklar ile ofis ortamına ihtiyaç duymadan kriz ortamını yumuşatmaya çalışmak…

İlk akla gelen home office olsa da yükselen trend minimal yaşama alanlarında işini sürdürmek. Neler mi? Karavan, konteyner evler ama illaki tekneler. Söz konusu mavi ise benim için tekne vazgeçilmez bir hal alır.

Cüneyt KAVİ’nin dediği gibi “Mavisi bol bir ofis ortamına kim hayır diyebilir ?” O Türkiye’de bilişim ve yazılım sektörüne yön veren bir yelkenci. Kendi deyimi ile “ISLAK İŞLER MÜDÜRÜ” BGD Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi , TÜBİDER ( Türkiye Bilişim Derneği ) Başkan Yardımcılığı , TOBB Yazılım Meclis Üyesi. İlklere imza atan, denizlerin afacan delikanlısı ile tanışın. Maviye açılan ofisinde, ser-ü ofis rotasını konuştuk.

Kimdir Cüneyt KAVİ ?

Yıldız Üniversitesi Elektrik Mühendisliği 1993 mezunuyum. Daha üniversite yıllarında başladığım çalışma hayatım hep teknoloji ve bilgisayar ile dolu oldu. Teknik geçmişim olmasına yoğun bir tempoya rağmen her geçen gün, “doğaya ve denize” duyduğum aşk hiç azalmadı.

Aksine belki de o yoğun profesyonel iddialı bakışıma tepkiydi bu denize olan merakım. Teknoloji alanında yazılımlar yatırımlar yaparak ilerlemeye çalıştım. Bu şekilde bir çok ilkleri görebilme, uygulayabilme fırsatım oldu. Öğrenmenin, inovasyonun “ben oldum” u yok. Bu yolda ustalaşmaya çalışıyorum.

Kavi Bilgisayar Türkiye’ye neler kazandırdı ?

Maalesef ülkemizde iş gücü ve kalitesi sebebiyle teknoloji üretmek çok güç. Kamu otoritelerine teknolojinin gerekliliğini anlatmak daha da güç. Tarihe gömülen o kadar inovasyonumuz var ki.  1997 de Türkiyenin ilk 4GL yazılımını ürettik. Üstelik o dönemlerde olmayan internet güncelleme sağlayan , kullanıcısını sesle uyararak hatasız hızlı giriş yapılabilmesini sağlayan alt yapısı vardı.

B.T Başkan yardımcılığını yaptığınız TÜBİDER ( Türkiye Bilişim Derneği ) Teknoloji dünyasına neler kattı? Devam ediyor mu ?

C.K Bilişim sektöründe bir çok STK var. Fakat TÜBİDER farklı ve çok kritik bir öneme haiz. Bayi olarak tanımlayabileceğimiz bir çok bilişim esnafına dev zincir mağazalara / tröstlere karşı destek olan , teknoloji kavram karmaşasından kaynaklanan ürün sunum istismarını engelleyerek tüketiciyi koruyan , iş gücü kalitesini arttırmak için eğitim ve sertifika sağlayan, çok yetkin mühendis kadrosu ile kamu otoritelerine danışmanlık sağlayan bir STK.

Derneğimizin faaliyetleri ilk günkü dinamizmi ile devam ediyor. Yardımcılığını yaptığım Başkan Bülent VURAL bey ile Tübider ailesine katılan çiçeği burnunda üyelerimizi dolayısıyla da yönetim genç meslektaşlarımızı kattık. Tübider geleneği gereği bir önceki yönetimden birkaç arkadaşımız yönetimde kalarak derneğin sürekliliğini sağlarken bir yandan da gençlerle çevikliğini korur.

 

B.T Bilişim sektörünü mavi ile nasıl ve neden bağladınız ?

C.K Bilişim sektörü deyince ofis ortamı , 4 duvara sıkışmış çalışma ortamı akla geliyor değil mi? Aslında öyle değil hiç olmadı. Onu yaratan biz insanlar olduk. Günümüzde moda olan ZOOM benzeri toplantı ortamını ülkemizde ilk kullanan firmalardan biriyiz. Ürün tanıtım , eğitimleri , kurulum destek gibi faaliyetlerimizi yaklaşık 20 yıldır kullanıyor, hatta bu ürünlerden birinin de 20 yıldır bölge temsilciliğini yapıyoruz.

Doğa aşığı biri olarak şirket kurallarında ister istemez “kadim doğa kanunlarını” görürsünüz. Örneğin satışçısından lojistikçisine her çalışanımız prim alır. Firmamız gelirini paylaşır. Dürüstlük, etik yaklaşımımız temel kuralımızdır mesela. Bunun dışındaki hareketlerin uzun vadede misli misli zararlar yaratacağını biliriz. Planlı hareket eder anı yaşarız. Çizgimiz vardır. Çalışanlarımız bunları bilerek insiyatif sahibidir. Böylece ben dahil firmanın her ferdi nerde ne koşulda olursa olsun her an çalışmasını sürdürür. Gün içinde iş saatinde bir arkadaşı ile buluşup kahve içebiliyor iken o anda gelen talebe cevap verdikten sonra keyfine devam eder. Çalışmak için yaşamıyoruz ama hayatımızın her anında da iş vardır.

 

B.T Size Seyr-ü Ofis diyorum o halde. Türkçemize hayırlı olsun. Deniz üstünde iş ile ilgili her an ulaşılabilir misiniz ? Teknoloji buna el veriyor mu?

C.K Firmamız 6 yıldır home ofis modelinde çalışıyor idi. Benim hayatımdan denizi de işi de çıkaramayacağıma göre bana da denizden çalışmak kaldı. Var olan teknoloji işlerimizi denizden yürütmeye imkan sağlıyor. Seyir halinde iken internetin çektiği bir koya demir atıp toplantılarımı yürüttüğüm çok oldu. Hatta bir keresinde ani gelişen bir olaya durup konuya dahil olmuştum.

 

B.T Hayaller ve hedefleriniz teknoloji ve maviyi kucaklıyor mu? Seyr-ü Office e katmayı düşündüğünüz yenilikler var mı? Diğer yelkencilerin, tekne ve profesyonel denizcilerin kolayında olacak yenilikler ?

C.K Aslında hedefim dünyayı dolaşmak. Ancak bu şu anki koşullarda – profesyonel hayatım devam ederken – bu fikir oldukça ütopik geliyor bana. Bir de pandemi var tabi. Deniz teknolojisi binlerce yıldan bu güne gelen denenmiş mekanikler. Ancak bu amaca hizmet etmiyor. Hala yerinde enerji üretimi konusunda sıkıntılar devam ediyor. Deniz ve güneş tekne materyallerini aşındıran çok ciddi faktör. Malzeme kalitelerini arttıracak çok fazla kimyasal bulunmasına rağmen deniz hayatına henüz ulaşmadı. Bunun dışında denizlerin insansı atıklarla dolu olması ciddi riskler yaratıyor. Bir an önce bize hayat veren denizlerimizi temizlemeliyiz.

Global ısınma ile gelen iklim değişiklikliği çok ciddi bir risk. Kara insanı bunu hala anlamadı. Suların ısınması ile var olan milyarlarca yılda oluşmuş denge bozuldu. Böylece atmosferdeki hava hareketleri değişerek hava sistemlerindeki hava basıncı / rüzgar denklemini değiştirdi. Yani rüzgar ya yok ya da çok. Bunun gibi aşırı avlanmadan kaynaklanan doğadaki besin zincirinin yok olması ile geri dönülemeyecek hale geldi global ölçüde kıtlığa doğru tam yol gidiyoruz. Ve evet denizcilerimizin kolayında olacak, office ortamın mavilere taşıyacak projeler üzerinde çalışıyoruz. Seyir kontrolü, güvenliği arttıracak otonom sistemler ve hibrit sistemler üzerinde ar-ge çalışmalarımız bulunuyor.

B.T Jules Verne’nin “Deniz Altında 20 Bin Fersah” kitabı ile büyüdük. Şimdi teknolojinin de yardımı ile altını üstüne getiriyoruz. Ülkemizde denizcilik adına bilinen , minimal hayatı keşfedemeyen iş insanlarına, ailelere önerileriniz? Tavsiyeleriniz ?

C.K Her denizci bilir “rüzgara dik gidemezsin”, “dalgaya dik giremezsin”. Kısaca “doğaya dik gidemezsin”. Sevmez, uyum sağlamazsan seni sahiplenmez tükürür atar. Bunu bilirsen doğadan çekin ama korkma. Peki nasıl yapacağız? Bir kere şu bilinmeli kara hayatından 180 derece farklı bir hayat. Deniz ortamı insanlığın doğasına aykırı. Doğa ile uyumu getirecek her türlü alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Bunun için, öncelikle egomuzu yenip, değişimi sabır ve sevgi ile aşabiliriz. Siz hiç kumsalda köşeli bir taş gördünüz mü? Direnmeyeceksin. Uyum sağlayacaksın. Bir de Konfordan vazgeçip Güvenliği seçebiliyorsan olmuşsun demektir. Dostlar! Bir an bile tereddüt etmeyin tek yapmanız gereken karar verip akışta kalmanız. Eğitim veren , denizlerde yardımlaşmaya dayalı organizasyonlar, binlerce yaşanmış hikayeler, ustalardan eğitim videoları var. Yalnız değilsiniz.. Ben de bütün sosyal medya ortamlarında varım ; takip edin , sorularınızı yazın. Seve seve cevaplamaya desteğe hazırım.

Pruvanız Neta – Rüzgarınız Bol (Tam!) olsun

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz