Ana Sayfa Roll Music GÜRHAN KARAKİRAZ

GÜRHAN KARAKİRAZ

Reklam

Bestekâr ve Kemânî Gürhan Karakiraz’dan “Serenad”

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans Ve Müzik Topluluğu’nda keman sanatçısı olan Gürhan Karakiraz’a ait 81 saz eseri bestesinin yer aldığı ‘’ Serenad’’ isimli kitabı Gece Kitaplığı yayın evinden basılıp birçok seçkin kitap evinde yerini aldı. Kitabı elinize aldığınızda; sanatçı Karakiraz’ın bestelerinden oluşan bu kitapta bugün nispeten daha çok bilinen Hicaz, Hüzzam, Kürdîlihicazkâr, Muhayyerkürdî, Nihavent vs. makamlardan birçok beste mevcuttur. Bununla birlikte bestekâr; Arazbar, Büzürk, Ferahnüma, Hicaz Zemzeme, ırak, Lalegül, Nühüft, Pençgah, Pesendide, Sipihr, Şivenüma, Şevkütarab, tarz-ı nevin gibi gününüzde kullanılmayan, unutulmaya yüz tutmuş makamları inceleyerek bu makamlarda yaptığı nitelikli bestelerle Türk Müziği makam ve icrâcılığını ihya etmiştir. Bestekârın bu gayret ve hizmetleri Türk Müziği’nin tarihsel, kültürel, nazari ve sanatsal varlığının devamı ve yükselmesi açısından takdire şayandır. Kitabın girişinde Dr. Aytunç Aydın’ın Türk Müziği beste ve icra tarihinden dem vurarak kaleme aldığı sanatçıya da, övgüler yazdığı giriş yazısının yanı sıra Bestekâr Amir Ateş, bestekâr-şef Yılmaz Yüksel, Kanuni-Bestekâr Göksel Baktagir, Dr. Mehmet Sait halim Gençoğlu, Doç. Dr. Halil Altınköprü, Dr. Nurdan Tezel, besteci –Söz yazarı Cansın Erol, sanatçı Selim Öztaş, Sanatçı Ahmet Özhan, Sanat Yönetmeni Şavk Kırçiçek, Kanuni Tahir Aydınoğlu, Kemençeci-şef Ahmet Kadri Rizeli, Neyzen Yavuz Akalın, Neyzen Bülent Özbek, Neyzen Ercan Irmak, Besteci-Tar sanatçısı Murat Akçay, kemani-9+bestekâr Talat Er, Öğr. Gör. Tarkan Erkan, Kemanist Canan Anderson, Kemanist Muhammed Yıldırır, Tamburi Kağan Ulaş’tan övgü dolu mesajlar yer almakta.

Bu itibarla gerek günümüz dinleyicisi tarafından daha çok bilinen gerekse unutulan ve ya kullanılmayan makamlar üzerine eğilip, müzikaliteye sahip çok sayıda beste yapan kemani, bestekâr Karakiraz’ın Türk Müziği’ne sunduğu katkılar hiç kuşku yok ki unutulmayacaktır. Çalgısal ve vokal türdeki onlarca bestesi bugün birçok solist ve müzisyen tarafından çeşitli platformlarda beğeniyle icra edilmektedir.

ALBÜM HAZIRLIKLLARI YAPILIYOR

Karakiraz’a ait On bir saz eserine yazılmış olan sözlerden oluşan besteler Devlet Sanatçısı Çiğdem Gürdal tarafından icra edilip stüdyo kayıtları devam etmekte. Albüm pek yakında sevenleri ile bir araya gelecek.

Sanatçının kendi yorumundan bakılırsa;
Sanatla tanışmak, sanatla nefes almak, sanatla yaşamak. Yaşamımın hülasası bu desem yanlış olmaz. Derler ya; kendimi bildim bileli müzik yaradılış hamurumda var. Sanat dallarının arasında insanın ruhunda en çok tesir yaratan herhalde müziktir. İnsanı adeta kendine aşık eden bir sanattır.

İşte Türk Müziği de benim için böyledir. Bestesi güftesi, icrası, meşki ile bir ahenk deryasıdır. Türk Müziği. Bir kemani olarak başladım müziğe, arkasından bestekârlık da nasip oldu. Sözlü ve sazlı olmak üzere onlarca bestem ete kemiğe büründü usta icat yapan sanatçılar tarafından okundu gururluyum. Müzik alanında yetişmem ve gelişmemde hocalarımın payı emsalsizdir. Vefat edenlere rahmet, yaşanlara sağlıklı uzun ömürler dilerim. Bana daima manevi anlamda destek olan dostlarıma da şükran duyuyorum. Zira biz sanat şinasların sermayesi maneviyatlarıdır.

Hayli zamandır çalgısal bestelerimi bir kitapta toplamak arzusundaydım. Sanatçı büyüklerim ve dostlarım da bu konuda beni hep teşvik ettiler. Bestelerimin hiç olmazsa birçoğunu bir araya getirmek üzere yola çıktığımda onlarca notanın yeniden yazılması icap etti. Bu zahmetli işte beni yalnız bırakmayan değerli dostlarım Öğr.Gör.Ahmet Tufan Güldaş, Ümit Yazıcı ve Emre Üstgül’e çok teşekkür ederim. Ayrıca kitabımın giriş yazısını yazmak suretiyle bilgilerini benimle paylaşan değerli müzik bilimcisi Sn.Dr. Aytunç Aydın’a şükranlarımı sunarım. Yine derin tecrübeleri ve kıymetli fikirleriyle yanımda olup ilham ve gayretlerimin meyvesi olan saz eserlerimin bir kitap haline getirilmesinde büyük emeği olan çok değerli keman sanatçısı ve müzikolog Dr. Mehmet sait halim Gençoğlu’na teşekkürü borç bilirim. Ve her şeyden evvel emeklerimin, hayallerimin gerçekleşmesinde her daim yanımda olan aileme en kalbi duygularımla minnet ve şükran duygularımla teşekkür ederim. Sanatla alakadar olan herkese müzik gibi ahenkli bir ömür dilerim.

Sanatçının Yaşam Hikayesi;
1976 yılının 10 Mart’ında, İzmir’in Konak İlçesi’nin Tepecik Mahallesi’nde beşkardeşin üçüncüsü olarak doğdum. Müzisyen bir aile ve çevrede büyüdüm.

Babam İzmir Kültür Bakanlığı Klasik Türk Müziği Korosu’nda uzun yıllar ritim saz icracısı olarak görev yapmış merhum İrfan Karakiraz (19 Nisan 1945-13 Şubat 2021), annem merhume Nurcan Karakiraz (15 Ocak 1955-9 Eylül 2015)’dır. Onları daima hasretle anıyorum. Ruhları şâd olsun, kabirleri nurla dolsun inşallah.

Hayatımı mûsikî sanatına vakfetmiş bir bestekâr ve kemani olarak İzmir’de mütevazı bir yaşam sürmekteyim.

Yaşadığım çevre itibariyle adeta müziğin içinde yetişme fırsatı buldum.

İlkokul dördüncü sınıftayken, meşhur viyola sanatçısı İbrahim Şentürker’in bana kendi kemanını hediye etmesiyle müziğe ilk adımımı attım.

Müzik tahsiline ilk olarak babam İrfan Karakiraz’dan nota ve usul dersleri alarak başladım.

Aynı dönemde keman sanatçısı Münir Omurtağ’dan keman derslerine devam ettim. Daha sonra TRT İzmir Radyosu viyola ve ses sanatçısı Nursal Ünsal Birtek’ten keman dersleri aldım. Ayrıca Birtek’in yönettiği Rakım Elkutlu Türk Müziği Korosu’nda icra çalışmalarına katılarak ilk profesyonel müzik faaliyetlerine başladım.

14-15 yaşlarına geldiğimde, TRT İzmir Radyosu sanatçısı, bestekâr ve koro şefi Yılmaz Yüksel’den Türk Müziği Nazariyatı ve müzik kültürü üzerine dersleri aldım.

Yine bu yaşlarda iken, icra niteliğiyle dünya çapında birçok derece de alan Halk Oyunları yarışmalarında, öğretim üyesi ve bağlama sanatçısı Dr. Zeynel Demir’in kurduğu müzik grubunun bir üyesi olarak bu faaliyetlere iştirak ettim. Bununla beraber öğretim görevlisi Tarkan Erkan’la Halk Oyunları yarışmalarının müziklerinin icrasında ve Devlet Tiyatrosu’nun birçok müzikal oyununda icracı olarak yer aldım.

Bu sırada birçok mûsikî derneğinin konserlerine icracı olarak destek verdim.

TRT İzmir Radyosu ses sanatçısı ve bestekâr Selim Öztaş’ın şefliğini yaptığı, Neşe Öztaş’ın sunduğu “Akşam’ın Neşesi” adlı radyo serisi programında 4 yıl süreyle keman sanatçısı olarak yer aldım. Ayrıca TRT’nin hazırladığı “Radyo Günleri”, “Ege Akşamları”, “Ege’den Ezgiler” ve “Tempo Avena” adlı televizyon programlarında keman icracısı olarak bulundum.

2015 yılında İzmir Kültür Bakanlığı Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu’na keman sanatçısı olarak hizmet vermeye başladım.

Yoğun müzik çalışmalarımın yanında uzun yıllar boyunca gerek resmî kurumlarda gerekse özel olarak çok sayıda öğrenci yetiştirdim, Türk Müziği’ni ve keman icrasını birçok gence naçizane sevdirdim.

Yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda turnelere giderek, konserler vererek ülkemizi temsil etme fırsatı buldum. Bu itibarla Çin, Almanya, Fransa, İrlanda, Belçika, İsveç, Hollanda, Türkmenistan gibi ülkelerde gerçekleşen müzik festivallerinde yer aldım.

Öte yandan uzun yıllar boyunca gerek solo keman gerekse yaylı grubu olarak çok sayıda stüdyo çalışmalarında bulundum.

Ülkemiz için özel bir önemi ve anlamı olan, TRT’nin Çanakkale Şehitlerimiz için hazırladığı 100. Yıl anma projesi kapsamındaki klipte Çanakkale Türküsü’nün icrasına kemanımla destekte bulunmam, müzik hayatımda beni en çok heyecanlandıran ve gururlandıran çalışmalarımın başında gelir.

Bestelediğim sözlü ve çalgısal eserlerin birçoğu çeşitli albüm çalışmalarında ve konserlerde icra edilmiştir. Bestelerimin niteliğinin birçok müzik otoritesi tarafından takdir edilmesi beni ziyadesiyle memnun etmiş, gururlandırmıştır. Bestelerimin birkaçı da TRT repertuarındadır.

Birçok saz eserim, kanun virtüözü Göksel Baktagir’in eşliğiyle icra edilmiş olup eserlerime birçok TRT radyo ve televizyon programlarında yer verilmiştir ki bunlar benim için elbette ayrı bir gurur vesilesidir.

Şarkı formunda bestelediğim oncbir adet eserim, Ankara Kültür Bakanlığı Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu’nunçok kıymetli sanatçılarından Çiğdem Gürdal Hanımefendi tarafından özel bir albüm çalışmasında seslendirilmiştir.

Tüm bunlar beni öylesine memnun etmiştir ki dimağım izah etmeye kafi değildir. Bir müzisyeni, bir bestekârı ziyadesiyle bahtiyar eden bir şey de eserlerinin takdir edilmesinin yanı sıra ona nasip olan ilhamıyla ortaya koyduğu eserleri müzik ilgilileriyle paylaşmaktır. Bu anlamda çeşitli makamlarda bestelediğim çalgısal eserleri bu kitap çalışmasıyla öğrenci veya eğitimci her düzeyde müzik ilgilisine sunma arzusu duydum.

Bu kitapta yer alan saz eseri formundaki bestelerimin özellikle Türk Müziği’nde az kullanılan makamlardan oluşunun; bugünün müzisyenlerinin kadim makamlarımızı anımsaması ve pekiştirmesi bakımından yararlı olacağı kanaatindeyim.