Ana Sayfa Roll Music KARANLIKTAN AYDINLIĞA

KARANLIKTAN AYDINLIĞA

Reklam

Filmleri sayesinde kıyıda köşede kalımş değerli insanlarımızın, tüm ülkemiz tarafından tanınmasına yardımcı olan, bireysel hikayeleri, toplumsal zemine oturtarak bu mantıkla çektiği her filminden uluslararası alanda ödüller alan bir genç: Fatih Kaynarca.

Akdeniz Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Tv ve Sinema mezunu olan bu yönetmenin adını daha çok duyacağız. Yaptığı ilk filmiyle bile “ Gelecek Vaat Eden Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmenliği” gibi kategorilerde, ülkemize ödüller kazandırdı. Son olarak “bir masa, bir adam ve bir daktilo” kullanarak tek mekânda çektiği belgeseli ile kalpleri fethetti. Günümüz senaryolarının kalıplarından çıkarak, ilginç senaryolar yazan ve etkili müzik seçimi ile film dünyasına bomba gibi giriş yapan genç yönetmen ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

• Yönetmen olmaya nasıl karar verdiniz?
Yönetmen olmak aslında küçüklükten beri hayalimdi. Teyzemlerin gittiği sadece kadınların yaşadığı bir yayla vardı. Bu yaylayın hikâyesini çekmek hep hayalimdi. Liseden tiyatroya kursuna gidiyordum. Tiyatroya gittiğim yıllarda tam anlamıyla karar verdim diyebilirim.

• Belgesel alanında yapmış olduğunuz çalışmalar?
“KINA” ve “KARANLIKTAN AYDINLIĞA” adlı 2 tane belgeselim var. Aynı zamanda birçok projede görüntü yönetmenliği yaptım ve kurgu aşamasında yer aldım.

• Aldığınız ödüller nelerdir?
2017 yılında yapımını tamamlamış olduğum Kına (Henna) Belgeseli ile ulusal alanda;
10. Rotary Kısa Film Festivali, Belgesel Dalı, Üçüncülük Ödülü(2018),
14. Kar Film Festivali, Belgesel Dalı, İkincilik Ödülü(2018),
17. Kısa-Ca Uluslararası Öğrenci Filmleri Festivali, Belgesel Dalı, Umut Vaat Eden Yönetmen Ödülü(2017),
6. HAK-İŞ Emeğe Saygı Kısa Film Yarışması, Yerli Film Kategorisi, En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü(2017) layık görülmüştür.
Uluslararası anlamda Rusya’da düzenlenen Eurasia International Monthly Film Festival Belgesel Dalı, En İyi Öğrenci Filmi Ödülü (2018) ve
Kolombiya’da Universidad de La Sabana tarafından düzenlenen FIA Fest, En İyi Belgesel Ödülü (2019) almıştır.
2018 yılından düzenlenen 29. İstanbul Kısa Film Festivali, Belgesel Dalında finalist olmuştur. Ulusal ve uluslararası anlamda 15 finalistliği ve gösterimi bulunmakladır.
2018 yılında yapımını tamamlamış olduğum Karanlıktan Aydınlığa belgeseli ise;
2019 yılında düzenlenen 11. TRT Belgesel Ödülleri, Ulusal Öğrenci Filmleri Dalında finalist olarak Türkiye’deki o yıllar arasında yapılan en iyi 10 belgeselin arasına girmeyi başarmıştır.
Ayrıca 7. Hak-İş Emeğe Saygı Kısa Film Yarışması’nda En İyi Kurgu Ödülü ve 11. Rotary Kısa Film Festivali’nde Mansiyon Ödülüne layık görülmüştür.
İngiltere’de 2018 yılında düzenlenen Lift-Off Sessions, 3. İzmir Artemis Film Festivali, (2. Uluslararası İzmir Film Festivali) Ulusal Belgesel Dalı, finalistlik dâhil ulusal ve uluslarası anlamda belgesel dalında birçok finalistlik ve gösterimler şeklinde yer almıştır.

• En son aldığınız ödül nedir?
En son “Karanlıktan Aydınlığa” isimli belgeselim Rotary Kısa Film Festivali’nde Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.

• Karanlıktan Aydınlığa filminizin ilgi çeken ve son derece ses getiren bir senaryosu bulunuyor. Ağırlıklı olarak tek mekânda çekilen filmler biraz daha ağır olmasına karşı, sizin filminizde tam tersine son derece ilgi çekici ve sürükleyici. Çekim tekniğinin, kullanılan seslerin, kurgusu ve çok daha fazlasındaki profesyonellikten bu pek tabi. Fakat bir o kadar da ilgi çekici senaryosu mevcut. Tek mekân ve zaman olmasına rağmen, izleyiciyi ekrana kitlemeyi başardınız. Karanlıktan Aydınlığa filminin senaryosundan okurlarımıza da bahseder misiniz?
Karanlıktan Aydınlığa, yaptığı işi karanlığı aydınlatmak olarak tanımlayan İhsan Polat’ın hikâyesini anlatmaktadır. Türkiye’nin tek ve son Braille daktilo tamircisidir. Görme engellilerin, parmak uçlarını tıpkı gören bir göz gibi kullanmaları ve kitapları dokunarak okumalarından söz edilir. Kabartma yazının onların dünyası için çok önemli olduğu vurgulanır. İhsan Polat yaptığı bu meslek ile onların dünyasına ışık tutmaktadır.

• Böyle bir yaşantıyı senaryo haline getirme fikri sizde nasıl oluştu? Fikir ve çekim aşaması nasıldı? Kısaca bahsedecek olursanız?
Karanlıktan Aydınlığa belgeselini çok eskiden çekilmiş olan bir GSM firmasının reklamından yola çıkarak fikir ve senaryo aşamasını geliştirdim. Karanlıktan Aydınlığa filmini biz iki kişi çektik. Sanat yönetmeni arkadaşım, Havva Nur Ünner ile birlikte çekimlerini tamamladık. Filmin başından sonuna tüm süreçte her zaman yanımda oldu ayrıca ona teşekkürlerimi iletiyorum.

• Çekim aşaması zor muydu?
Çekim aşamasında bir hayli zorlandık. İki kişi gerçekten zor oluyor.

• İhsan Polat ile yolunuzun kesişme hikâyesi nasıldı?
İhsan amcaya ulaşmam ilk başta biraz zor oldu. Fakat daha sonra görme engellilerin okulunun müdürünü arayarak oradan ulaştım.

• Sürekli aynı isimden konuşuyoruz, kimdir bu İhsan Polat?
İhsan Polat Türkiye’deki görme engellilerin daktilosunu tamir eden tek kişidir. Yaptığı işi onların dünyasını aydınlatmak olarak tanımlamaktadır. Ankara’da yaşamaktadır.
“Bir Masa, Bir Adam ve Bir Daktilo.”

• Sosyal farkındalığı bu denli yüksek olan filmin aldığı tepkiler nasıldı?
Film 2019 yılında TRT Belgesel Ödülleri’nde finale kalarak 2019’da Türkiye’de çekilen en iyi 10 belgesel arasına girmiştir. Belgesel jürisi en çok filmin hikâyesinden etkilendiklerini dile getirmiştir. Ayrıca Karanlıktan Aydınlığa’nın aralarında en zor belgesel olduğunu söylediler çünkü film boyunca bir masa bir adam ve bir daktiloyla izleyiciyi etkilemek ve sıkılmadan o ekranda tutmak bir hayli zor.

• Yeni projeleriniz var mı?
İlerleyen zamanlarda “Anons” isimli projemi hayata geçirmek istiyorum. Şu an senaryosu üzerinde çalışmaktayım eğer yeterli bütçeyi bulursam bir bilim kurgu dizisi olarak hayata geçirmeyi çok istiyorum. Uzun metrajlı bir belgesel daha yapmak isterim çünkü belgeseller sayesinde kıyıda köşede kalmış değerli insanlarımızın, tüm ülkemiz tarafından tanınmasına yardımcı oluyoruz.

• Siz sadece yönetmenlik yapmıyorsunuz. Aynı zamanda bir filmin de her aşamasında yer alıyorsunuz. Hatta görüntü, ses, senaryo geliştirme, kurgu-montaj ve daha fazlasını tek başınıza idare ediyorsunuz. Bunlardan da bahseder misiniz?
Aynı zamanda yaptığım işlerde yönetmenliğin dışında; senaryo, kurgu ve görüntü yönetmenliği yapmaktayım. Mesela; Karanlıktan Aydınlığa adlı belgeselimin görüntü yönetmeni, senaristi aynı zamanda kurgucusuyum diyebilirim.

• Türkiye’deki sinema sektörü hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Türkiye’de sinema sektörü eskiyi aratıyor olsa da ilerleyen zamanlarda daha iyi yerlere geleceği umudundayım. Mesela 2000’ler sinemasının omurgasını oluşturan isimler, Özer Kızıltan “Takva”nın yönetmeni, Emin Alper “Kız Kardeşler”in yönetmeni, Tolga Karaçelik “Sarmaşık” ve “Kelebekler”in yönetmeni. Bu yönetmenlerin özelliği, bireysel gibi görünen çok sıradan hikâyeleri toplumsal bir zemine oturtarak anlatmaları. Yeni dönem sinemasında yeni anlatım tarzlarını denemekten çekinmeyip özgün işlere imza atıyorlar.

• Örnek aldığınız yönetmenler?
Andrey Tarkovski, Tarantino, Hitckok, Fatin Akın, Yeşim Ustaoğlu, Nuri Bilge Ceylan, Onur Ünlü. Aslında örnek aldığım birçok yönetmen var. Türk ve dünya sinemasında hepsinin kendine özgü ayrı bir tarzı var ve hepsinin, sinemada iz bırakmış yönetmenler olduğunu düşünüyorum. Son zamanlarda ise daha çok Yorgos Lanthimos ve Boon Joon-Ho nun filmlerine ayrı bir ilgi duymaktayım.

• Genç yönetmenlere tavsiyeler?
Genç yönetmenlere tavsiyem bol bol ayırt etmeksizin film izlemeleri ve sınırsız bir şekilde kitap okumalarıdır. Unutmasınlar ki iyi bir senaryo yazabilmek için kitapların önemi çok büyüktür. Ve etraflarındaki tüm olaylara ve insanlara daha farklı açılardan bakabilmeleri gerekir. Yönetmen demek aynı zamanda iyi bir gözlemci demektir.

• Klasik bir son olan sorumuz, son olarak eklemek istedikleriniz var mı?
2020’ye nazaran 2021 yılının güzel geçeceğini düşünüyorum. Tüm dünyada salgın haline gelen Covid-19’dan kurtulacağımızı umut ediyorum. Sinema salonlarının ve sektörün tekrar eski günlerine döneceğini düşünüyorum. Sağlık ve huzurlu bir yıl olması dileğiyle.