Ana Sayfa Devir MUHALEFET, CUMHURİYET’İN 100’ÜNCÜ YILINA, ‘100’ÜNCÜ YIL TEZLERİ’ İLE HAZIRLANMALIDIR

MUHALEFET, CUMHURİYET’İN 100’ÜNCÜ YILINA, ‘100’ÜNCÜ YIL TEZLERİ’ İLE HAZIRLANMALIDIR

429
0

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın her zaman farklı bir yeri vardır ulusal bayramlarımız arasında… İnsanımız, yurttaşımız, her daim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ayrı bir önem verir; bayramlar içinde onu apayrı bir yere koyar…

29 Ekim 1923, bundan tam 97 yıl önce, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başarıya ulaşan Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın ardından, işgal edilmek istenen bir ülkenin küllerinden yeniden doğuşu; yok edilmek istenen bir halkın yeniden ayağa kalkışıdır. Sözün özü, kurtuluşun ve kuruluşun bayramıdır. İşte bütün bu özellikleri, Cumhuriyet Bayramını ‘başat bayram’ haline getirir. Ülkenin dört bir yanında büyük coşkuyla kutlanır Cumhuriyet bayramları…

100’üncü Yılda, Nasıl Bir Türkiye?
Cumhuriyet’in 97’nci yıldönümünü kutlarken, aslında bir asırlık Cumhuriyet’in ‘çağdaş uygarlık yolundaki’ uzun koşusunun son dönemecine girmiş oluyoruz. Artık 100’üncü yıla 3 yıllık kısa bir zaman dilimi kalıyor.
Bu arada bizim en çok merak ettiğimiz konu; çok önemsediğimiz Cumhuriyet’in 100’üncü yılını hangi koşullarda kutlayacağız? 100’üncü yılda, bizi nasıl bir Türkiye bekliyor?
Aslında 97’nci yıl kutlamalarının en temel gündeminin, bu sorular ve bu sorulara verilecek yanıtlar olması gerektiğini düşünüyoruz.

100’üncü Yıl Tezleri
Cumhuriyet’in çağdaş değerleri ve demokrasinin evrensel ilkeleri, ortak paydamızdır. Bu ortak paydada buluşabilen tüm çevreler, cumhuriyetten ve demokrasiden yana olan tüm yurttaşlar; Cumhuriyet’in 100’üncü yılını çağdaş ve demokratik bir ortamda kutlayabilmeyi, öncül bir hedef olarak önlerine koymalıdırlar.
Bu bağlamda, Cumhuriyet’in 100’üncü yılını hedefleyecek ve adına ‘100’üncü yıl tezleri’ denilebilecek bir düşünsel ve eylemsel hazırlık; cumhuriyet ve demokrasi değerleri ortak paydasında buluşabilenlerin ortaklaşmasıyla hayata geçirilebilir.
Bugün ülkemizin en temel ve ivedi sorunu, var olan yönetim sisteminde düğümlenmektedir. Getirilen sistemle Cumhuriyet’in temel değerleri ve ülkenin toplumsal genleri ile oynanmıştır. Öncelikle bu alanlarda sağaltım ve yeniden yapılandırma, muhalefetin büyük buluşmasının ön adımları olabilir, olmalıdır. Doğrusu biz de böyle olmasını içtenlikle diliyor ve bekliyoruz.

Çağdaş ve Demokratik Türkiye’yi İnşa Etmek
Günümüzde, ülkemizin ve halkımızın içinde bulunduğu koşullardan memnun olmayan tüm kesimlerin önünde, somut bir görev boylu boyunca durmaktadır. Bu temel ve öncül görevin en geniş kapsamda ifadesi, çağdaş ve demokratik Türkiye’nin inşa edilmesidir.

Bizce, ikinci yüzyıla girilirken, muhalefet için temel amaç ve görev, ülkenin siyasal ve toplumsal açıdan yeniden yapılandırılmasıdır. Son dönemde bütün alanlarda yaşanan tahribat o kadar büyük olmuştur ki, bu tahribatın giderilmesi – onarılması, ancak çok köklü bir değişim ve yapılandırma ile mümkün olacaktır. Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 37’nci Olağan Kurultayı’nda, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından seslendirilen ‘İkinci Yüzyıla Çağrı’ bildirgesi, bu yeni yapılanmanın önemli ipuçlarını içinde taşımaktadır.


Çağdaş ve demokratik Türkiye’nin yeniden inşası, en geniş muhalefet kesimlerinin Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için temel hedefi olmalıdır. İşte önerdiğimiz ‘100’üncü yıl tezleri’, bu büyük düşünsel ve eylemsel seferberliğin manifestosu sayılabilir.

Cumhuriyet’i Demokrasi ile Taçlandırmak
Günümüzde muhalefetin ortak paydası, parlamenter yönetsel sistem ve özgürlükçü çağdaş bir demokrasidir. Bu hedef etrafında en geniş kesimlerin iş ve güç birliği sağlanabilir. Cumhuriyet ve demokrasi değerleriyle örtüşen, çağdaş demokratik parlamenter sistemi hedefleyen bir program, muhalefet güçlerinin işbirliğiyle oluşturulup hayata geçirilebilir.

Bu program, öncelikle Cumhuriyet’i tüm kurumlarıyla ve demokrasiyi tüm kurallarıyla yeniden inşa etmeyi amaçlamalıdır. Ülkenin ve halkın can alıcı sorunlarına çözümler getirmelidir. Bir başka temel mesele, ülkenin bozulan ekonomik ve sosyal dengelerinin yeniden oluşturulmasıdır.
Son yıllarda ülkenin sınıfsal ve toplumsal ilişkilerinde, dar gelirli ve yoksul kesimler aleyhine çok büyük bozulmalar meydana gelmiştir. Gelir dağılımı adaletsizliği artmış, ekonomik ve sosyal sorunlar tırmanmıştır. Muhalefet, ‘100’üncü yıl hedefleri’ bağlamında, bu sorunların çözümünü de gündemine almalıdır. Bu da ancak ‘sosyal devlet ve demokrasi’ odaklı bir yaklaşımla mümkün olacaktır. Bu yaklaşım, aynı zamanda ‘100’üncü yıl tezleri’nin önemli bir ayağı ve temel dayanağı olmalıdır.

Sosyal Devlet- Demokrasi Programı, Parlamenter Sistem ve Yeni Anayasa Kısaca ‘sosyal devlet ve demokrasi programı’ olarak adlandırılabilecek bu temel belge; mutlaka ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’i temel alan yeni ve çağdaş bir anayasa ile siyasi partiler ve seçim yasası taslaklarını da içermelidir. Önümüzdeki süreçte, muhalefet, halkın önüne; yeni bir anayasa, siyasi partiler yasası ve seçim yasası taahhüdünü içeren, üç ayaklı bir ‘toplumsal sözleşme’ ile çıkmalıdır.


Bu yeni toplumsal sözleşme, referandumda ‘hayır’ı savunan ve 24 Haziran’da ‘artık tamam’ diyen, 31 Mart yerel seçimlerinde ve 23 Haziran İstanbul seçiminde dayanışma içinde olan ‘Demokrasi Buluşması’nın bileşenleri olarak adlandırabileceğimiz, siyasal çevrelerin ve toplum kesimlerinin ortaklaşmasıyla hazırlanmalıdır. Bir takvim ve yol haritası bağlamında hayata geçirilebilecek bu çalışmalar, muhalefet bileşenleri arasındaki iş ve güç birliğinin kalıcılaşıp kurumsallaşmasına da hizmet edecektir. Aynı zamanda, ülkemizin siyasal geleceğini belirleyip şekillendirecek somut hedefler ortaya koyacaktır.
İşte ‘100’üncü yıl tezleri’, bütün bu oluşumları ve hazırlıkları kapsayan, siyasal – toplumsal bir şemsiye olmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz