Ana Sayfa Spor Life SONSUZLUĞA YELKEN BASAN ADAM: FATİH AKSU

SONSUZLUĞA YELKEN BASAN ADAM: FATİH AKSU

Okyanus ve denizler, önce aklımızı sonra kalbimizi ve illaki dünyayı maviye boyarlar. Peki ya rüzgâr? Rüzgârın da rengi var mıdır? Yoksa üzerinde estiği denizin rengini mi alırlar? Mavi kadar sonsuz bir adam izliyorum uzun süredir. Hayallerimizi maviye boyuyor ustalıkla. Gerçek, samimi, elinizi uzatsanız dokunuverecekmişsiniz kadar yakın, bir o kadar uzak. Sonsuzluğa yelken basan bu adam bütün rüzgârları tutku ile kendine çeviriyor. İnsan bir şeye tutku ile bağlanacaksa biz mavi huylular için en iyisi yelkendir.

Fatih AKSU Kimdir ? 1973 İstanbul doğumlu. Aslen Trabzonlu bir ailenin 4 erkek kardeşten 3.sü. Profesyonel bir sanayi dalgıcı. 5 Mayıs 2019 tarihinde hayatında önemli bir karara imza atarak tek başına denizden dünya turuna çıkmaya karar veriyor. 2005, Jeanneau Sun Odyssey marka 35 feet “Blue Horizon” isimli yelkenlisiyle İstanbul/Pendik’ten yola çıkan Aksu, Ege ve Akdeniz’i geçerek önce FAS/Tanca’ya ulaşıyor. FAS’tan Kanarya Adaları’na ulaşan Fatih Aksu, 6 günlük süren bir geçiş ile Cape Verde’ye ulaşır. Otopilotu bozuluyor .32 knot hava ve 6 metre dalgalarla boğuşuyor. Cape Verde’den hayalini kurduğu Atlantik geçişini gerçekleştiriyor Aksu, 2160 deniz milini 18 günde bitirerek Barbados Adası’na ulaşıyor.

Mavi Güzergah: Mayıs 2019 İstanbul/Çanakkale, Çanakkale/Limnos, Limnos/Sporat, Sporatlar/Keos Adası, Haziran 2019 Keos Adası/Korint Kanalı, Korint Kanalı/Navpakdos, Navpakdos/ İnebahtı Akdeniz 1.Etap Kefalonia Zakintos,Kefalonya,Pireveza, Parga, Paksos Adaları. Temmuz 2019 Akdeniz 1.Etap(devam) İtalya, Messina/ Napoli/Ponza Adası,Sardunya Adası, Ağustos 2019 Akdeniz 1.Etap (devam) İspanya Balear Adaları, Malaga, Cebelitarık, Fas/Tanca, Eylül 2019 Atlantik 1.Etap , Atlantik, Batı Afrika, Fas/Agadir, Atlantik 2.Etap/Solo Atlantik, Ekim 2019 Fas/Kanarya Adaları, Kasım 2019 Kanarya Adaları LA Graciosa, Gran Kanarya, Aralık 2019 Gran Kanarya, Tenerife Adası, 0cak 2020 Tenerife Adası, Şubat 2020 La Gomera Adası, Mart 2020 Kanarya Adaları’ndan Yeşilburun(Cabo Verde), Yeşil Burun Adaları, Mindelo, Atlantik Geçişi, Nisan 2020 Atlantik Geçişi, Barbados, Grenadisler, Tobago Cays, Mayıs 2020 Snt. Vincent Adası, Lucia Adası Margiot Koyu, Snt. Lucia Adası, Antigua/Barbuda, 55 ve 56. Bölümler, Haziran 2020 Antigua/Barbuda,Temmuz 2020 Antigua/Barbuda Ağustos 2020 Antigua/Barbuda, Barbuda’dan ayrılış/ Kasırga Mevsim, Antigua/Sn. Luci (makine arızası,rüzgarsız sürüklenmek), Karantina İskelesi Lucia, Eylül 2020 Lucia, Castires, Ekim 2020 St. Lucia, Kasım 2020 Castires, Atlantik Geçişi (kasırga mevsimi), Aralık 2020 Atlantik Geçişi, Antiguada ikmal Ocak 2021 Virgin Adası’na yolculuk, Virgin Adası.

Bir kez rüzgâr hadi dedi mi, artık rüyalarımızda bile tramolalar, manevralar, halatlar ve yelkenler vardır. Ah Fatih Kaptanım, “O son tramolayı atmayacaktık!”

B.T Fatih Kaptanım; yüzümde kocaman bir gülümseme, heyecan ve ilgi ile izliyorum dünya seyahatinizi. Bolca “Helal olsun!’’ da diyorum illaki. O emsalsiz kararı nasıl aldınız? Bir maceraperest misiniz?

F.A; ‘‘Size ve derginize vakit ayırıp yolculuğuma ilgi gösterdiği için teşekkür ederim. Videoları gülümseyerek izleyebilmeniz harika, bu kesinlikle deniz sevginizden kaynaklanıyor. Uzun deniz yolculuğuna kara vermem şöyle oldu. Sualtı işleri yaptığım küçük bir şirketin vardı. ‘‘Arap Baharı’’ denen halk ayaklanmaları döneminde biz de Libya ile iş yapıyorduk. Bu ayaklanmalarda önce şantiyeler kapandı ,ardından işlerimiz tamamen durdu. Şirketi kapatma kararı alıp, 3 yıl içinde beni bağlayan her şeyi kademeli olarak hayatımdan çıkarttım. Bu sırada tekne arayışlarına da başladım. Son birikimimle “Blue Horizonu” bulup aldıktan 1 yıl sonra da ofisi kapatıp tekneme yerleşip seyahatin başladığı güne kadar orada yaşadım. Maceraperest değil de oldum olası “hayalperesttim”. Yapabileceklerimi düşünüp onlar için çaba harcarım. İmkan bulursam gerçekleştirmek için hiç tereddüt etmem. Biraz da gözü karalık var. Ama asla bilinçsiz plansız hareket etmem.’’

B.T; ‘‘Yelken ve yelkencilik tarifsiz mutluklar, eşsiz tatmin kadar, zorluk ve sorunlarla dolu. Yaşadığınız zorlukları en azından teknik sorunları YouTube kanalınızdan ve sosyal medyadan takip ediyoruz. Mücadeleci ve sabırlı kişiliğiniz imrendirici. Bu yolculukta sizin için mutluluk tarafı mı baskın? Sorun tarafı mı? En kötü güzergah hangisi idi? Hep böyle sabırlı mıydınız?’’

F.A; ‘‘Kesinlikle haklısınız, açık deniz yelkenciliğinin hazzı hiçbir şeyde yok. Bunun sebeplerinden biri doğanın bir parçası olmak, her türlü zorluğu aşarak hedefinize ulaşmaya çalışmak. Bunlar olup biterken denizin gökyüzünün tadını çıkarmak tarifsiz hazlar. Zorluk mutluluk dengesi için şunu söyleyebilirim. Onca zorluğa rağmen en küçük şeyde büyük mutluluk duyduğunuz için mutluluk yanı çok daha ağır. Örnek vermek gerekirse yunuslar, balinalar, yeni adalar, güzel bir koya demirlemek, günbatımları. Yaşanan bütün zorlukları unutturuyorlar.

Ben inanamayacağınız derecede tez canlıyım aslından, elim ayağım durmaz. Bunca yıl içinde kendime şunu öğrettim. Her şey benim düşündüğüm hızda değil kendi hızlarında hareket eder ve oluşur, ve ‘Sen bunu beklemek zorundasın Fatih.’. Benim için çok zor ama beklemeyi, sabrı öğrendim. Sabırlı olmak çok işe yarıyor.

Şu ana kadar en zor kısmı Kanarya Adaları’ndan Cabo Verde Adaları’na olan 6 günlük geçiş ve U.S Virjin’den Guetemala’ya olan 13 günlük geçiş di. Fırtına ve arızalarla geçtiler.’’

B.T; ‘‘Siz gibi bir başına yelken yapmak bazılarının tutkusudur. Ben illaki ‘yanımda biri olsun’ cuyum. Sizler için yalnız yelken yapmak en sevdiği oyuncağı başka hiçkimse ile paylaşamamak gibi geliyor bana. Ne dersiniz? Yalnız seyahatin olumlu, olumsuz yönleri? Eksikliğini hissettiğiniz ikinci kaptan oluyor mu? Hastalandınız bir kere anımsıyorum. Tarhana pişirecek biri olsaydı iyiydi dediniz mi hasta iken?’’

F.A; ‘‘Kesinlikle teknem kimseyle paylaşmadığım oyuncağım değil. Marmara’da yelken yaparken her zaman akrabalarımı ya da arkadaşlarımı da çağırdım. Ama uzun deniz yolculuğu çok farklı bir psikoloji ve yaşam biçimi gerektiriyor. Buna herkesin ayak uydurması mümkün değil. Bu tip yolculuklar en iyi eşinizle ya da tek yapılıyor. Okuduğum ya da dinlediğim tüm tecrübelerde iki arkadaş macerası tatsız bitiyor. İstisnalar var ama çok az. Hastalık; evet Karaipler’de Sn.Lucia’da bir bakteri kaptım ve vücudumun alışık olmadığı bu bakteri beni 1 ay perişan etti. O dönemde dahi biri olsa diye hiç düşünmedim. Bu yola çıkarken nasılsam hala o düşünceyle hareket ediyorum.’’

B.T; ‘‘Oyuncak demişken. Yıllardır dilimdedir. Yelken oldukça pahalı bir oyuncak biz yetişkinler için. Söz konusu seyahatin bütçesini karşılarken nasıl bir hesap kitap yaptınız? Evdeki hesap çarşıya uydu mu? Nasıl ilerliyoruz?’’

F.A; ‘‘Ne yazık ki yelkencilik ükemizde pahalı bir uğraş. Bence 30 feet’e kadar teknelere herkes daha kolay sahip olabilmeli. Bu boydaki tekneler denizciliğin ve yelkenciliği gelişmesi için fiyat ve bağlama yeri olarak teşvik edilmeli.

Benim evdeki hesap çarsıya uymadı. Benim asgari ücret seviyesinde bir kira gelirim var, onunla yola çıktım. Son kur artışlarıyla o da buralarda iyice pul oldu. Buna YouTube’dan 100 USD bir gelir de eklendi, toplam 300 USD gelirim var diyebiliriz. Benim gibi gezen birinin aylık ortalama 600 USD gideri oluyor. Buna arza ve beklenmedik şeyler de eklenirse durum çok daha zor bir hal alıyor. Neyse ki takipçiler inanılmaz şekilde duyarlı ve destek oluyorlar. Otopilotum bozuldu yenisini almak için hesap plan yaparken, videolardan gören takipçilerim yarı ücretini bağışta bulundu, bu inanılmazdı. Hala takipçilerimiz sayesinde yolculuğa devam ediyoruz. Kimi reklamları izleyerek kimi de bağışta bulunarak yolculuğun devam etmesini sağlıyorlar. Yolculuğun gizli kahramanları onlar, hepsine minnettarım.’’

B.T; ‘‘Sizi mutfakta olan becerilerinizi izlerken de keyifle takip ediyoruz. Çay sevginiz, süt saatleri. Ama en önemlisi yumurtalı ekmekleriniz, omletleriniz. Size yumurtalı ekmek sözüm baki. Sizin omlet sözünüzü de anımsatmak isterim. Genel olarak nasıl beslendiniz bu seyahatte? Stoklamak, alışveriş, sağlıklı beslenebildiniz mi? En çok özlediğiniz yemekler, içecekler hangileri?’’

F.A; ‘‘Sizin ‘Yumurtalı Ekmek Evi’ kafeniz olduğunu gördüm, onun için sizinle iddialaşamam. Ama sizin yumurtalı ekmeklerinizi tatmak için yurda döndüğümde mutlaka 1 hafta İzmir’de demir atacağım. Ben tekne ortamında kısıtlı imkanlarla lezzetli şeyler yapmaya çalışıyorum. Bazı insanın eli lezzetlidir, sanırım benim de öyle. Protein ve karbonhidratı dengeli almaya dikkat ediyorum. Makarnayı çok sevdiğim için bu denge bazen bozuluyor. İhtiyacım varsa balık avlıyorum. Buzdolabını bozulacak şeyler için, sancak kamarayı da sebze ve kuru gıdalar için kiler yaptım. Bir geçiş rotası planladığımda o süreye yetecek kumanya alışverişi yapıp ondan sonra yola çıkıyorum. Türk yemeklerini özellikle mezelerimizi çok özledim.

B.T; ‘‘Blue Horizon’ Jeanneau Sun Odyssey marka 35 feet . Dünya seyahatiniz için yeterli konforu sağladı mı size? Her yelkenlide olan klasik sorunlar mıydı yaşadıklarınız? Dünya seyahatine çıkacaklar hangi tedbirler ile yelken açmalı? Olması gereken tam donanımlı yelkenli tanımı nedir?’’

F.A; ‘‘35 feet bir tekne dünya seyahati için fazlasıyla yeterli ve rahat bir boy. Barbados Adası’nda 22 feet teknesiyle okyanusu geçmiş bir Rus gördüm. Bu sizin ne kadar az şeyle ihtiyaçlarınızı karşılayabilmenizle alakalı. Uzun deniz yolculuklarında tedbir çok basit. ‘Mutlaka hava raporu al. Sert havalarda asla armaya yüklenme. Yelkenleri küçülterek veya tek yelkenle yol devam et.’. Benim yöntemlerim bunlar.

Teknede arma donanım olarak pupa gönderi şart, bunun yanında rüzgar dümeni, yedek yelken, asimetrik balon olması iyi olur. Blue Horizon’da bunlar yok. Sadece pupa gönderi ve standart sloop arma ile düştük güneşin peşine.’’

B.T; ‘‘Yelkeni ve denizi seven bir insan onları ölene kadar asla terk etmez derler. Bir insan denizi ve yelkeni ne zaman bırakmalı? Ayrılık da sevdaya dahil midir mavide?’’

F.A; ‘‘Deniz sevdalıları ondan uzak yaşayamaz. Denizi görebilmek için tepenin ardına yürüdüğünde karşısına başka bir tepe çıkmamalı. Bizler için o mavinin coşkusunu görmeden yaşamak çok zor. İnsan dilediği zaman açık denizlere ve yelkene yeter diyip kendine bir kıyı seçebilir. Ayrılık olmadan, mutlu mesut yaşarlar.’’

B.T; ‘‘Arşivliyor musunuz bu bilgileri? Çok soracaklar size. Seyahat videoları, notlar, çizdiğiniz resimler, fotoğraflar. Dönüşte yaklaşık 2 yılınız var daha biliyorum, bu arşivi nasıl değerlendireceksiniz? Yeni bir Sadun Boro “Pupa Yelken” doğar mı?’’

F.A; ‘‘Sadun ve Oda Boro’nun yaptıkları dünya seyahati ve ABD, Türkiye kıyıları seyahatleri Türkiye’nin yelkenciliği ve denizciliği için mihenk taşıdır. Yaptıkları seyahatten ziyade Sadun abi bıraktığı kitaplarla ülke denizciliğine büyük hizmette bulundu, bu açıdan çok önemli. İkisine de minnettarım, rahmetle anıyorum.

Ben de yolculuğumun günlüğünü tutmuyorum. Benimde kendi tecrübelerimi kitaplaştırmak gibi bir planım var. Dilerim o günler de gelir, insanlar merak ettiklerini okuyup yararlanırlar. Resimlerimi ve şiirlerimi de bu yolculuğun bir parçası olarak görüyorum, onlar da kitapta olacaklar.’’

B.T; ‘Bazı ülkelere imza bırakıyorsunuz, Türkiye plakaları çakıyorsunuz. Atatürk sevginiz teknenizde izleyicileri sımsıkı sarıyor. Evinizi özlüyor musunuz? Sosyalleşmek, yeni dostlar edinmek nasıl gidiyor? Türkiye’de de sizi karşılamak, sizinle tanışmak için gün sayan takipçileriniz var. O an ve sonrasını? Sizleri dinlemek, feyz almak isteyen denizcilerle buluşabilecek misiniz?’’

F.A; ‘‘Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün kurduğu ülkenin bir vatandaşı olmanın ne demek olduğunu insan yurt dışında çok daha iyi anlıyor. Sömürge adalarının halkı ne yazık ki ezik ve batılı turistlerden çekiniyorlar, onları üstün görüyorlar. Batılıların da burnu havada. Böyle bir ortamda özgürce ben Türk’üm demek, anlatılamaz bir gurur. ATATÜRK’ e dua edip minnet duymamak imkansız.

Buradaki Karaip Adaları’ndan Sn. Vicente’de Karaip Korsanları filminin çekildiği sete bir Türk bayrağı ve Sn. Lucia Adası’ndaki en güzel yerel mekana da bir Türkiye tabelası yapıp astım. Bu iki mekanda da diğer denizci ülkelerin bayrakları vardı, bizim de olmalı dedim. Ülkemi özlüyorum ama bu hüzünlü bir özlem değil. Kıymetini daha iyi anlıyorum, burada demli çay ve dost sohbetlerini bulmak mümkün değil. Kısmet olur da dönersem İstanbul Pendik Marina’ya bağlanıp yolculuğu bitireceğim. Karşılamak ya da tanışmak isteyenlerle orada buluşuruz mutlaka ama bunları konuşmak için çok erken. Önümde yaşanması gereken Pasifik, Güney Asya, Hint Okyanusu, Kızıldeniz var bu da en kısa 2 yıl demek.’’

B.T; ‘‘Ya sonra ? Bir canlı yayınınızda ‘Datça’ya yerleşebilirim ama merkezine değil.’’ dediğinizi anımsıyorum. Döndünüz, nefes almaya nereden başlayacaksınız? Hayalleriniz hedefleriniz neler?’’

F.A; ‘‘Bu yolculuk sonrası için güneyde bir sahil beldesinde yaşamak istiyorum. Bundan sonraki hayatımın geri kalanını kitap ve resimle oyalanarak geçirme niyetindeyim. Bu Datça, Gökova ya da Marmaris’e yakın bir yer olabilir. Bakalım, bağlanacak bir kıyı buluruz elbet.’’

Bir dip not Fatih Kaptan’dan “Denizi koruyan ve ona saygı duyan herkes denizcidir.”.

Selametle. Yelken limanda durduğu ve rüzgâr estiği sürece artık denizin davetine icabet etmek gerekir. Gitmek, ne güzel bir duygudur. Bilinmeyene gitmek. Keşfetmek. Nefes aldığınız sürece yelken yapmamak gibi bir seçeneğiniz artık yoktur. Rüzgâr ve deniz hayallerimizi teslim alıp onları düşünmemize engel olmadığı sürece her an yelken yaparız.

Fatih Aksu ‘nun harika videolarını takip etmek için YouTube kanalına abone olabilir ve ona katkı sağlayabilirsiniz.