Ana Sayfa Spor Life TARİHTE KALAN ALSANCAK STADI

TARİHTE KALAN ALSANCAK STADI

Başta Altay Kulübü olmak üzer tüm İzmir ve hatta Egeliler ‘‘Alsancak Stadı ne zaman bitecek?’’ sorusunun yanıtını arıyorlar.

Ocak 2021’deki resmi açıklamada ‘‘Bir ay sonra!’’ deniliyordu. Umarım Bayraklı sırtlarında yapılan ‘‘Şehir Hastanesi’’nin durumuna düşülmez…Kaçıncı kez açılışla ilgili müjdeler verildi ama bugüne kadar olmadı. Bu yılın sonuna kadar daha çok zamanımız var.

Zamanının en iyi futbolcularından İzmirsporlu Bülent Buda da, ‘‘Hayatın İçinden’’ başlıklı köşesinde Alsancak Stadı’nın basın tribününü anlatmış. Benden de söz etmiş birçok meslektaşımız gibi…

‘‘Ben de aşağı yukarı 36 yıldır görüntülü ve de yazılı olarak futbol yorumu yapıyorum.

Şu günlerde yıkılıp yenilenme çalışmaları süren Alsancak Stadı’nı ve de içinde yıllarımızı tükettiğimiz basın tribününü konuştuk Tayyar’la. Elbette özlemle…

Futbol yaşamımda 15 yılım, iş yaşamımda 30 yılım ama o beceremem, üstesinden gelemem dediğim, karşı çıktığım futbol yorumculuğum 37’sini sürüyor.

Nereye gider, nerede durur, nerede ‘‘Benden bu kadar, paydos.’’ der, bilemem.

Ben en çok Alsancak Basın Tribünü’nün neşesini, coşkusunu, şakalaşmalarını, takılmalarını özlüyorum.

Yine Tayyar’ın katkısıyla işte size kocaman, büyük bir insan yoğunluğu. İşte onlar. Orası kutsal Alsancak Basın Tribünü. Ve içindeki muhteşem insanlar.

Tayyar Özdemir-Selamettin Bayındır-Hüsnü Kaftan-Şakir Kuruş-Erdoğan Sungur-Aydın Sevgel-Yaşar Eyice-Ünver Ergün-Gürkan Ertaç-Nüvit Tokdemir-Celal Yılmaz-Erdoğan Örnek-Hasan Anar-Ünal Tümin-Hüseyin Yangır-Can Beyazkartal-Aydın Atar-Şevket Özçelik-Ergun Ulcay-Ersan Yetişir-Bülent Ulukan-Hasan Elidemir-Metin Gökalp-Suavi Yardımoğlu-İsmail Özelçinler-Hakan Güray-Sedat Kaya-Gürsel Kuru-Okan Yüksel-Sinan Engin-Muhittin Akbel-Öcal Uluç-Zafer Ertem-Haluk Güney-Nuri İmre-Atilla Köprülüoğlu-Yalçın Küçükdamar…Eğer unuttuklarımız olduysa bizi affetsinler. Bu insanları ve o tribünü yaşamım boyunca anacağım, anlatacağım, konuşacağım.’’

Benim de özür borcum olan bir spor yazarı var; Bornovalı hemşehrim, rahmetli Hüseyin Yangır… Çok yıllar önce Roma takımını İzmir’de ‘‘Fuar Şehirleri Kupası’’ için konuk etmiştik…Roma’yı, dünyaca ünlü İtalyan Futbol Takımı’nın teknik direktörü Herrera çalıştırıyordu. Büyük Efes Oteli’ndeki basın toplantısına giderken, Hüseyin Yangır benden bir ricada bulundu, ‘‘Aman benim Herrara ile mutlaka özel resmimi çek!’’.

Çocukluktan tutun da vefatından bir ay öncesine kadar hemen her an, ailesinden çok birlikte zaman geçirdiğim Spor Yazarı Hüseyin Yangır’ın bu basit isteği yerine getirilemez mi? Olmadı işte! Çünkü birkaç kareden sonra fotoğraf makinesi kilitlenmiş, tutukluk yapmıştı. Halimi düşünün…Soğuk terler döktüm. Diğer foto muhabirlerine söyledik ama herkes işe dalmış Hüseyin Yangır’ın bu basit isteğini yerine getirememiştik. O da ‘‘Boş verin, olur böyle şeyler!’’ dedi.

Son yıllarda sporla ilgili bilgileri, Namık Kemal’den büyük yurtsever arkadaşım ‘‘Büyük Altaylı’’ Basketçi Celal Kiter’den öğreniyorum. Celal aynı zamanda benim basketbol antrenörlüğünden (coach) arkadaşım. Celal Kiter Çayırlıbahçe’yi, ben de Yusuf Düvenci ile birlikte İzmirspor’u çalıştırıyordum. 4. Küme’den İzmirspor’u aldık, birinci kümeye kadar çıkardık.Sonra spor yazarlığından zaman bulamadığımız için bıraktık.

Bizden sonra bu iş profesyonelliğe döndü ve paralar konuşulmaya başlandı.

Yusut Düvenci, ben Yaşar Eyice, sanıyorum Celal Kiter de ‘‘aşk’’ için yaptığmızdan hiçbir zaman para kazanmayı düşünmedik ve tüm harcamaları da cebimizden karşılıksız yaptık.

‘‘Sarı Yaşar!’’ namıyla ünlenmiş bir amigo olan rahmetli Yaşar Tunçses, seyirciye yaptırdığı en meşhur tezahürat olan ‘‘Bir Baba Hindi’’nin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:

“Sait Abi’ye ellili senelerde yılbaşına yakın bir maçta, bir taraftar hindi hediye etmişti.

Biz de o sırada, ‘Şu hindiye bak, ne baba hindi!’ filan diye konuştuk.

‘Bir baba hindi;

– Olaydı şimdi,

– Pilavla zerde,

– Kaşıkları bende!’’

şeklindeki o meşhur tezahürat öyle doğdu.

Ben bunları söyledikçe seyirci de arada, ‘Hey Allah!’ diye bağırırdı…”