Ana Sayfa Devir YETİM TÜRKMENELİ VE ERŞAD SALİHİ

YETİM TÜRKMENELİ VE ERŞAD SALİHİ

İyi Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Yiğit Kumman, Devir için kaleme aldı…

Irak sınırları içerisinde yer alan Türkmeneli bölgesi Türkiye için hayati ve stratejik öneme sahiptir. Bölgedeki Türkiye karşıtı güçlerin karşısında mücadele eden tek siyasi parti ise Türkmenlerin kurduğu ve Lider Erşad Salihi’nin başkanlığını yaptığı Irak Türkmen Cephesi’dir. Türkiye’nin birincil görevi bu bölgenin huzurunu ve kalkınmasını temin etmek olmalıdır.
Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Bey’in yapılan kirli pazarlık neticesinde istifaya zorlanması Türkmeneli’nin birliğine yapılmış en büyük darbedir.

Bölgede bu zamana kadar Türkmenlere yapılan baskılar, verilen şehitler Türkmenleri yıldıramamıştır. Türkmenler bölgede İran milis güçlerinin, Barzani’nin ve DAEŞ’in baskılarına karşı mertçe mücadeleler vermiştir ve bu mücadeleler neticesinde Erşad Salihi Türkmeneli davamızda sembol bir isim haline gelmiştir.

Türkmeneli davasında abisi idam edilen, ailesi sürgün edilen ve kendisi 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Salihi Türkmeneli Cehpesi liderliğine büyük bedeller ödeyerek gelmiştir.

Hayatını Türkmeneli davasına adayan Salihi siyasi ve fikri çizgisi itibariyle tam bir Türk milliyetçisidir. Her zaman sadece Türkmeneli’nin sorunları ile meşgul olmakla kalmamış Türk dünyasının sorunlarıyla da yakinen ilgilenmiş ve bu sorunları daima her platformda dile getirmiştir.

Salihi’nin artan nüfuzu ve Türkçü çizgideki faaliyetleri bölgedeki Türk karşıtı güçleri rahatsız etmektedir. Bu sebepten Salihi’ye yapılan darbe Türk milliyetçiliğine yapılmış bir darbedir. Erşad Bey’in yerine geçmesi öngörülen Hasan Turan’ın siyasal İslamcı çizgide olması ise tezimizi kanıtlar niteliktedir.

Hasan Turan her ne kadar Salihi’nin yardımcısı olsa da fikri ve siyasi bakış açısı ondan farklı olarak Siyasal İslam yönündedir. Türkiye Irak Türkmen Cehpesi üzerinden siyaset yapmamalı, Türkmen Cehpesi’ni bölgedeki siyasi alışverişlere kurban vermemelidir. Birtakım çıkarlar uğruna Doğu Türkistan’da yapılan zulmü görmezden gelen AKP hükümeti Türkmeneli meselemiz için de aynı hataya düşmemelidir. Kalbi Türklük için atan ve tek dayanağı Türkiye olan Türkmenler kaderine terk edilmemelidir.

Şii, Sünni ve Kürtlerden oluşan üçlü masaya Türkmen Cephesi’nin de dördüncü bir ortak olarak oturtulması ve Türkmeneli’nin sınırlarının siyasi olarak tanınması oldukça önemlidir. Bu hususta Türkiye; üzerine düşen tarihsel görevin farkında olmalıdır.